Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 30 Ekim 2020 tarihinde Seferihisar açıklarında yaşanan 6.6 büyüklüğündeki depremin yıl dönümüne sayılı günler kala İzmir'deki sismik riskleri değerlendirdi. Depremde 117 kişi hayatını kaybetti, 1034 kişi yaralandı ve çok sayıda yapı hasar gördü.
Sözbilir, 1999 Kocaeli ve Düzce depremlerinin Türkiye için milat sayıldığını, afet bilincinin geliştirilmesi ve risk azaltma çalışmalarının önem kazandığını belirtti. Bu gerekliliği 2011 Van, 2017 Bodrum ile 2020 Elazığ ve İzmir-Sisam depremleri yeniden gösterdi.
2020 depreminin İzmir'den 70 kilometre uzaklıktaki denizaltındaki Sisam Fayı üzerinde gerçekleştiğini ve tsunami oluşturma potansiyelini ortaya koyduğunu ifade eden Sözbilir, kıyı şehirlerinde bu riskin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Dokuz Eylül Üniversitesi ile TÜBİTAK projeleri kapsamında yürütülen çalışmalarda İzmir'deki fayların deprem geçmişi incelendi. Son 5 yılda elde edilen verilere göre İzmir Fayı'nın yanı sıra Tuzla Fayı, Seferihisar Fayı, Gülbahçe Fayı ve Bergama Fayı'nın yakın gelecekte deprem üretme potansiyeli bulunduğu açıklandı.
2021-2026 yıllarını kapsayan İl Afet Risk Azaltma Planı eylemleri uygulanırken ikinci 5 yıllık dönem hazırlandı. Bu çalışmaların 2031 yılında tamamlanması hedefleniyor. 2025 yılı sonunda imzalanan protokolle İzmir Deprem Master Planı başlatıldı; son 50 yılın yapı stoku envanteri ve altyapı durumu incelemeye alındı.
AFAD koordinatörlüğünde yürütülen, Dünya Bankası destekli Dirençli İzmir projesi ise bütün afet türlerini kapsayacak şekilde planlandı. Sözbilir, çalışmaların 2030 yılına doğru İzmir'de afetlere karşı daha güçlü bir direnç sağlamasını hedeflediğini bildirdi.
Kaynak: Sabah Son Dakika