Kalp ve damar hastalıklarında erken teşhisin ve uygun cerrahi yöntemin hayati olduğunu söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Önder Teskin, bypass cerrahisinde tek bir yaklaşıma bağlı kalmadıklarını açıkladı.

Damar yapısı ve kalbin kasılma gücüne göre kalp çalışır durumda ya da kalp durdurularak ameliyat yapılabildiğini belirten Teskin, her hastanın özelliklerinin değerlendirildiğini ifade etti.

Halk arasında kapalı bypass olarak anılan TCRAT tekniklerinin küçük kesili cerrahide iyileşme ve konfor açısından avantaj sağladığını vurgulayan Teskin, açık ameliyatlarda göğüs kemiğinin çelik tellerle kapatıldığını ve toparlanmanın yaklaşık 90 gün sürebildiğini aktardı. Küçük kesili yöntemde ise rahatlığın 3. günden itibaren görüldüğünü, hastanın banyo yapabildiğini, yürüyüşe çıkabildiğini ve yatakta rahatça dönebildiğini söyledi.

Ameliyatlarda en sık tercih edilen üç damarın göğüs arteri, kol arteri ve bacak toplardamarı olduğunu belirten Teskin, göğüs damarının tıkanmama oranının yüksek olduğunu ve cerrahide altın standart kabul edildiğini kaydetti.

Tedavi kararlarının hekimlerin kişisel tercihine göre değil, uluslararası tıbbi klavuzlara göre verildiğini hatırlatan Teskin, kardiyoloji uzmanlarıyla kurulan konseyde her hasta için özel planlama yapıldığını açıkladı.

Belirtilerin ötelenmesinin tedavileri geciktirebildiğine dikkat çeken Teskin, yürüme mesafesinin kısalması veya nefes darlığı yaşayanların bunu hafife almamasını önerdi. Ailesinde kalp ve damar hastalığı öyküsü bulunanların yılda en az 2 kez kardiyolojik kontrolden geçmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Karar