Görüşülen 94 yaşındaki kişi, Cumhuriyetin ilk döneminden bugüne en büyük değişimin umutlu bakışın bir ölçüde kaybolması olduğunu düşünüyor. Ona göre İkinci Dünya Savaşı sonrasında insanlar daha kişiselleşti ve daha toplumcu yetişti.

Bu kişi, 6 yaşından 94 yaşına kadar 88 yıl boyunca aynı yolda ilerlediğini, kendi görüşünü değiştirmediğini ve o dönemdeki tartışmanın bugün de kendisine doğru geldiğini belirtiyor. Kendinden öncekilerin yalnızca Cumhuriyet için kelle koltukta savaştığını da söylüyor.

Çocukluk yıllarında Cumhuriyet Bayramı, bayramların en önemlisi olarak anlatılıyor. Çocuklar pul yapıştırır, para toplarmış. Babası ise kont gibi giyinir; pırıl pırıl elbiseleri, kravatı, ceketi ve bembeyaz yakasıyla ulusal bayramın sevincini ve güzelliğini çocuklarına aktarırmış.

İlkokul yılları İkinci Dünya Savaşı sırasında geçti. Bombalanma ihtimaline karşı zaman zaman pencerelerin ışıkları kapatılmış. Dünya İnönü'yü savaşa sokmak için baskı yaparken ülke savaşa girmemiş. Vatandaşa yalnızca karnelerle ekmek verilmiş, ancak savaş nedeniyle ekmek sıkıntısı yaşanmasına rağmen kimse şikâyet etmemiş.

Savaş sonrasında bir çocuğun ekmek ve şekerden yoksun kaldığını düşünerek İsmet Paşa'ya kötü adamsın dediğini, İsmet Paşa'nın da babasız bırakmadığını yanıtladığını aktarıyor. İsmet Paşa'nın ülkeyi savaşa sokmama kararını dünya ve memleketi için gurur verici buluyor.

Gelecek kuşaklara, dünyanın en güzel toprağına, Atatürk'e ve dünyanın en güzel bayraklarından birine sahip olduklarını hatırlatıyor. Bu ülkeyi sahip olunacak, yaşatılacak ve heyecanın kaybedilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: CNN Türk