İstanbul'da yaşayan 46 yaşındaki Kılıç, göğsündeki bir şikâyetin ardından kitlenin incelenmesiyle meme kanseri teşhisini öğrendi. İyileşen Kılıç, erken teşhisin önemine dikkat çekti ve yaşama farklı bir gözle bakmaya başladığını anlattı.
Kılıç, hastalığın ilk kez kendi başına gerçekleştiğini ve annesini 2012 yılında beyin tümörü nedeniyle kaybettiğini belirtti. Ailesinde meme kanseri geçmişi bulunmadığını aktardı. Zorlu süreci yeniden doğuş ve hayattaki ikinci şans olarak nitelendirdi.
Tedavi sırasında morali düşen hastalara kendilerini motive etmelerini öneren Kılıç, ayna karşısında kendine söz verdiğini anlattı. Kontrollerini aksatmadığını, başlangıçta 3 ayda bir yapılan takibin 3 yılın ardından 6 aya çıktığını ve sonrasında yıllık kontroller beklediğini söyledi.
Doç. Dr. Türkan İkizceli, Kılıç'ın 5 yıl önce göğsündeki şikâyetiyle başvurduğunu ve tetkiklerin ardından kitle saptandığını açıkladı. Erken tanının tedavi için fırsat oluşturduğunu vurgulayan hekim, meme kanseri tanısı almaktan korkulmaması gerektiğini bildirdi.
İkizceli, aile öyküsü olmasa da tarama yaptırmayı ihmal etmemek gerektiğini ve 40 yaşında şikâyet bulunmasa bile rutin taramayı sürdürmeyi önerdi. Erken tanıyla tedavi şansının yüzde 100'e yakın olduğunu belirten hekim, hastaların onkolog, cerrah ve radyoloji ekipleriyle iletişim halinde olmasını istedi.
Her yıl 1-31 Ekim'de düzenlenen Meme Kanseri Farkındalık Ayı'nda kadınların tarama programına katılmasını isteyen İkizceli, Türkiye'de ücretsiz hizmet veren KETEM'lere başvurulabileceğini bildirdi.
Kaynak: Habertürk