Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde geçen pazartesi düzenlenen Ceyhun Atuf Kansu sevdalıları için Kansu adına verilen ödülün töreni çocuk temasıyla gerçekleşti. Etkinlik, şairin ve hekimin çocuğa bakışını gündeme taşıdı.
Bahar Gökler, babasının şiirlerinde çocuğun bir simge olarak değil, yaşanan gerçeklik olarak ele alındığını vurguladı. Kansu’nun çocuk ölümlerini istatistiklerdeki sıradan sayılar olmaktan çıkarıp yaşanamamış çocukluklar ve gerçekleşememiş gelecekler olarak gören yaklaşımı törenin temel mesajlarından biri oldu.
Prof. Dr. Aydan Kansu Tanca, bebek ölüm hızını ve bu oranın geçmişten bugüne değişimini anlattı. Her bin canlı doğumda bir yaşına ulaşamadan ölen bebek sayısının tıbbi koşulların yanı sıra yoksulluk, beslenme sorunları ve sağlık hizmetlerindeki eşitsizliği de görünür kıldığını belirtti.
Kansu’nun Bir Kasaba Hekiminin Defteri adlı eserinde anlattığı ilk yatırdığı hasta, onun hekimlik anlayışını ortaya koydu. Yoksul bir annenin on ikinci çocuğunun hastaneye yatırılması ve bebeğe bakmayı öğretme çabası, hekimliğin hastalığı tedavi etmekle sınırlı olmadığını gösterdi.
Türkiye’de 2024 yılında 8 bin 484 bebek ölümü kaydedilirken 2025’te bu sayı 6 bin 988’e geriledi. Bebek ölüm hızı binde 9’dan 7.8’e düştü. Gelişmenin olumlu olmasına karşın çocuk sağlığı konusunda daha uzun bir yol bulunduğu vurgulandı.
Bu yıl Kansu Ödülü’nü alan Muzaffer Kale’nin şiirlerinde gündelik ayrıntılar, yalnızlık, zaman, bellek ve çocukluk temaları öne çıkıyor. Kale, toplumcu geleneği ve bireysel yaşamın iç dünyasını bir arada işleyen bir anlatım biçimi kuruyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika