Yönetmen Oğuzhan Kadıoğlu, Yeşilçam yapımlarında dindar karakterlerin ve İslami motiflerin sıklıkla olumsuz tiplerle birlikte sunulmasını eleştirdi. YouTube kanalında yayımladığı değerlendirmede kendi filmini örnek gösterdi.
Kadıoğlu, filmde dini temsil eden figürün kaçakçılık yapmasının, rüşvet almasının, çıkarcı ve hilekâr bir kişi olarak gösterilmesinin eleştirilebilir olduğunu belirtti. Buna karşılık Öğretmen Kemal'in modern, seküler ve çağdaş eğitim anlayışını temsil ettiğini ifade etti.
Bu karşıtlığın dindarlık ile cehalet arasında bağ kurduğunu savunan yönetmen, bazı Yeşilçam filmlerinde Cumhuriyet'in eğitim idealinin yüceltilmesi için geçmişin bütünüyle cehaletle, sonrasının ise aydınlanmayla özdeşleştirildiğini aktardı. Bu anlatının toplumsal gerçekliği yansıtmadığını düşündü.
Kadıoğlu, cehaletin ve batıl inançların yalnızca dini çevrelerle ilişkilendirilemeyeceğini, kendisini çağdaş ve seküler olarak tanımlayan bazı kişilerin de bilimsel temeli olmayan inanışları benimsediğini belirtti.
Kuantum kavramının hastalıkları yenmek veya ataların günahlarını temizlemek, ada çayı yakmak ve ametist taşına anlamlar yüklemek gibi iddialarda kullanılmasını örnek gösteren yönetmen, İslam'ın akla ve bilime verdiği öneme dikkat çekti. Kur'an'da insanların akıllarını kullanmaları yönünde çağrılar bulunduğunu hatırlattı.
Kadıoğlu, bazı Yeşilçam filmlerinde İslam adına yapılan kötülüklerin ve yobazlığın tek taraflı bir anlatıyla işlendiğini, bunların toplumun dini değerlere yönelik algısını etkilediğini ileri sürdü. Söz konusu anlatıların arkasındaki dinamiklerin masum olduğunu düşünmediğini belirtti.
Kaynak: Yeni Şafak