Türkiye'nin brüt dış borç stoku 539 milyar dolara yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, 2026 yılı ikinci çeyreğinde toplam brüt dış borç stoku bir önceki çeyreğe göre yüzde 3,5 artarak 539 milyar dolara ulaştı. Özel sektör borcu yüzde 4,2'lik artışla 318 milyar dolara çıkarken, kamu sektörü borcu da 197,9 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı ikinci çeyreğine ilişkin Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri'ni açıkladı. Veriler, Türkiye'nin dış borç yükündeki artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu.
Toplam borç stoku 539 milyar doları aştı
Buna göre, yılın ikinci çeyreği itibarıyla toplam brüt dış borç stoku, bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 3,5 artış göstererek 539 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde kısa vadeli dış borçlar yüzde 2,5 yükselişle 170,7 milyar dolara, uzun vadeli dış borçlar ise yüzde 3,9 artışla 368,2 milyar dolara ulaştı.
Sektörel dağılımda özel sektör öne çıkıyor
Alt sektörler bazında incelendiğinde dikkat çekici tablo şu şekilde oluştu:
- Kamu sektörü borcu: Bir önceki çeyreğe göre yüzde 3,3 artarak 197,9 milyar dolar
- Özel sektör borcu: Yüzde 4,2'lik yükselişle 318,0 milyar dolar
- TCMB'nin dış yükümlülükleri: Yüzde 4,8 azalarak 23,1 milyar dolar
Özel sektör borcundaki artış oranının kamu sektöründen daha yüksek gerçekleşmesi, dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirildi.
Borç enstrümanlarında krediler ilk sırada
Dış borç stokunun enstrüman dağılımına bakıldığında yüzde 46,2 ile krediler en büyük payı oluşturdu. Kredileri sırasıyla yüzde 19,5 ile borç senetleri, yüzde 17,2 ile mevduatlar ve diğer kalemler izledi.
Para birimi dağılımı
Dış borcun para birimi kompozisyonunda ABD doları yüzde 48,9 ile birinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 28,8 ile euro, yüzde 12,2 ile Türk lirası ve yüzde 10,1 ile diğer para birimleri takip etti.
Ödeme projeksiyonları
Kredi ve borç senetlerinin ödeme takvimine göre, anapara geri ödemelerinin ağırlıklı olarak 24 ay ve üzeri vadede yoğunlaştığı görüldü. 13-24 aylık dönemde anapara ödemeleri görece sınırlı kalırken, kısa vadede (0-12 ay) ağırlıklı olarak özel sektör kredilerinden kaynaklanan bir ödeme profili öne çıktı.

