HABERLIM
Dünya

Trump İran bataklığında: Beş ayda tükenen hegemonya hayali

İran'a yönelik kısa süreli savaş hesabı yaparken Netanyahu'nun esiri olan Trump, beş ayda askeri stoklarını eritti, stratejik çıkmaza saplandı ve artık savaşı nasıl bitireceğini düşünür hale geldi.

Haber7 Son Dakika7 Ağustos 2026 07:03Kaynak: Haber7 Son Dakika
Trump İran bataklığında: Beş ayda tükenen hegemonya hayali

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik başlattığı savaşın kısa süreceğini, Amerikan gücünü yeniden dünyaya göstereceğini ve seçimler öncesinde elini güçlendireceğini öngörüyordu. Ancak bugün gelinen noktada tablo, bu hesapların tam tersini gözler önüne seriyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun saldırgan politikalarının etkisi altına giren Trump, çıkmaz savaş bataklığına saplanmış durumda. "Kazanacağız, hem de çok hızlı" söylemiyle İran'la çatışmaya giren Trump yönetimi, beş ayın sonunda tam bir stratejik çöküşle yüz yüze.

Asimetrik direniş stratejik planları çökertti

İran'ın asimetrik direnişi karşısında vaat edilen "kısa ve etkili" savaş senaryosu çökerken, Trump bugün karanlık bir savaş labirentinde çaresizce yönünü kaybetmiş halde. Ülkesinin askeri kapasitesini, ekonomisini ve siyasi dengesini yıpratan savaş karşısında ABD Başkanı artık nasıl kazanacağını değil, bu çatışmayı nasıl sonlandıracağını hesaplıyor.

Savaşın uzaması cephede yalnızca bombaların patlaması anlamına gelmiyor; Washington'un stratejik hesapları da birer birer çöküyor. Güç gösterisi peşindeki Trump, ağır baskılara rağmen savaş öncesinde zaten petrol ticaretine açık olan Hürmüz Boğazı'nı bile yeniden trafiğe açmayı başaramıyor.

Mühimmat stokları alarm veriyor

Modern savaşlar yalnızca uçak, tank ve gemi sayılarıyla değil, üretilebilen hassas mühimmat stokları ve lojistik altyapının planlanmasıyla kazanılıyor. Füze üretimi cephede tüketilen hızın gerisinde kaldığında, dünyanın en büyük ordusu bile stratejik hesaplarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalıyor.

Pentagon'un derin koridorlarından sızan veriler, askeri kilitlenmenin boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Güvenli mesafeden felç etme stratejisinin omurgasını oluşturan ATACMS ve yeni nesil PrSM füzelerinin neredeyse tamamı tüketilmiş durumda. Küresel Tomahawk stoğunun yarısı harcanırken, hava savunmasının belkemiği olan Patriot bataryalarının yüzde 65'i, THAAD sistemlerinin ise yüzde 38'i beş ay gibi kısa bir sürede kullanılamaz hale geldi.

Masa başında füze butonuna basmayı tercih eden yaklaşım, bugün Asya-Pasifik'te Çin'e ya da Doğu Avrupa'da Rusya'ya karşı caydırıcılığını hızla yitiren bir ordu mirası bıraktı.

E-posta ile akıl arayan ordu

Dünyanın en büyük savunma bütçesine sahip ülkesi, ilk kez cephanelik sınırlarını tartışıyor. CENTCOM'un çaresizlikten analistlerine gönderdiği "İran'ı cezalandırmak için sıra dışı ve yaratıcı fikirler" içerikli e-posta, Amerikan askeri stratejisinin içine düştüğü çıkmazın en somut belgesi olarak dikkat çekiyor.

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine'in Kongre'deki "Hava gücünün sınırları vardır" açıklaması, savaşın geldiği noktayı özetliyor. Hava gücünün sınırlarına dayanıldığı ve yerin metrelerce altındaki nükleer tesislerin bombardımanla yok edilemeyeceği gerçeği ortadayken, Trump'ın önünde tek bir seçenek kalıyor: Kara harekâtı.

Trump için çıkışsız koridor

Ancak 18 Amerikan askerinin tabutla döndüğü bir ortamda kara operasyonuna girişmek, Trump'ın kendi MAGA tabanına verdiği "Sizi asla bitmek bilmeyen yabancı savaşlara göndermeyeceğim" sözünü çöpe atması anlamına gelecek. İran'ın enerji hatlarını vurmak ise yalnızca Hürmüz Boğazı'nı tamamen kilitlemekle kalmayacak, Tahran'ın misillemesiyle tüm Orta Doğu'yu alevler içinde bırakacak küresel bir kaosa zemin hazırlayacak.

Yaşananların arkasındaki asıl mimar ise tartışmasız biçimde Netanyahu ve onun saldırgan politikaları. Kendi siyasi geleceğini ve katliamlarını sürdürebilmek için Trump'ı adım adım bu savaşın içine çeken Netanyahu, şimdi de Amerika'nın bu kanlı bataklıktan çıkmasını engellemek için her türlü baskıyı sürdürüyor.

İLGİLİ HABERLER