HABERLIM
Gündem

Süleymancılar tarih sahnesinde: Kurucudan bugüne siyasi ilişkiler ve ‘arınma’ çağrısı

Süleyman Hilmi Tunahan'ın 1939'da kurduğu cemaat, yıllar içinde farklı siyasi partilerle iç içe hareket etti. Son dönemde CHP ve İYİ Parti'ye verilen desteklerle gündeme gelen Süleymancılar için artık bir 'arınma süreci' başlatılması gerektiği vurgulanıyor.

Haber7 Son Dakika14 Ağustos 2026 06:33Kaynak: Haber7 Son Dakika
Süleymancılar tarih sahnesinde: Kurucudan bugüne siyasi ilişkiler ve ‘arınma’ çağrısı

Süleyman Hilmi Tunahan, son derece parlak bir zekâya sahip bir ilim adamı olarak İstanbul'un önemli camilerinde uzun yıllar vaaz verdi ve insanlara İslamiyet'in güzelliklerini anlattı. Ancak 1939'da, CHP'nin tek parti diktatörlüğünün hüküm sürdüğü dönemde, ilim ve irşad faaliyetlerini çekemeyenlerin ihbarı sonucu tutuklandı.

Baskılara rağmen vazgeçmedi

Tunahan Hoca, tüm baskılara karşın Hakk'ı haykırmaktan ve gençlere ilim öğretmekten geri adım atmadı. Vaizlik maaşını talebeleri için harcadı ve yüzlercesinin okumasını sağladı. 1944'te ikinci kez tutuklanarak Birinci Şube'de günlerce işkence gördü. CHP'nin Milli Şefi İsmet İnönü tarafından 1946'da vaizlik belgesi elinden alındı.

1949'da Kur'an kurslarının açılmasına sınırlı izin veren kanunun yürürlüğe girmesiyle hareket bir nebze rahatlama fırsatı buldu. Ancak Demokrat Parti döneminde de Tunahan, benzer gerekçelerle bir kez daha tutuklandı. Buna rağmen seçimlerde öğrencilerine merhum Adnan Menderes'e oy vermelerini tavsiye etti. Sebebi sorulduğunda verdiği cevap yıllara damga vurdu:

"Evlatlarım! CHP dinime saldırıp dinimi yok etmek istiyor, DP ise bana saldırdı. Bana saldıranı affederim, ama dinime, imanıma saldıranı katiyen affedemem."

Devasa bir yapıya dönüşüm

Kamuoyunda 'Süleymancılar' olarak bilinen cemaat, günümüzde Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki öğrenci yurtları ile Kur'an kursları aracılığıyla devasa bir yapı haline geldi. Ancak zaman içinde kurucu Süleyman Hilmi Tunahan'ın çizgisinden uzaklaşan, Diyanet ile sürekli anlaşmazlık yaşayan ve mülklerini el konulmaması için üyelerinin üzerine kaydeden cemaatin en belirgin özelliği, her dönem siyasetle iç içe olması oldu.

Siyasetle iç içe geçmiş bir tarih

Tunahan'ın vefatının ardından damadı Kemal Kacar, 1965'te Millet Partisi'nden, 1969'da ise Adalet Partisi'nden milletvekili seçildi. Kacar'dan sonra cemaatin başına geçen Tunahan'ın torunu Arif Ahmet Denizolgun, Mesut Yılmaz hükümetinde kısa süre Ulaştırma Bakanlığı yaptı. AK Parti ile yıldızı barışmayan Denizolgun, 2002 seçimlerinde ANAP'a, ardından MHP'ye destek verdi.

Denizolgun'un 2016'da, FETÖ'nün kanlı darbe girişiminden yaklaşık iki ay sonra vefatının ardından cemaatin başına Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu Gülderen Denizolgun'un oğlu Alihan Kuriş geçti. Kuriş döneminde cemaat, İYİ Parti'yi ve Genel Başkan Meral Akşener'i destekleme kararı aldı.

Gizli rapor ve iddialar

2019'da sızdırılan 'Dini-Sosyal Teşekküller, Geleneksel Dini-Kültürel Oluşumlar ve Yeni Dini Yönelişler' başlıklı gizli ibareli raporda, cemaatin orta ve yükseköğretim öğrencilerine yönelik yurtlar, eğitim kurumları ve Kur'an kurslarıyla faaliyetlerini sürdürdüğü belirtildi. Raporda, kendilerini tarikat olarak tanımlamayan Süleymancıların son derece içe kapalı bir yapıya, çok sayıda holdinge ve halktan toplanan devasa yardımlara sahip olduğuna dikkat çekildi.

Son tartışma: CHP'ye destek ve 'arınma' çağrısı

Cemaatin, 'CHP iktidara gelmesin' diye hapse girmeyi göze alan Adnan Menderes'e bile oy isteyen Süleyman Hilmi Tunahan'a bağlı olduklarını iddia etmesine karşın son seçimlerde CHP lehine Kabe-i Muazzama'da bile dua seansları düzenlediği ve müntesiplerini 'Cennette şefaatçi olmayız' diyerek İYİ Parti ve CHP'ye oy vermeye zorladığı öne sürüldü.

Yerel seçimlerde de İstanbul'da Ekrem İmamoğlu, Ankara'da ise Mansur Yavaş'a destek çağrısı yapıldı. Cemaat lideri Alihan Kuriş'in büyükşehirlerde CHP adaylarının kazanmasının ardından verdiği vaazlarda, kaçak ve riskli olduğu gerekçesiyle yıkılan binalar üzerinden 'Kurslarımıza mani olanların bakın ne geçti ellerine?' diyerek AK Parti'den intikam aldıklarını ima etmesi tartışmalara yol açtı.

Kuriş ve yönetim kadrosunun, verdikleri oyların karşılığında ne tür tavizler aldığı ise kamuoyunun merceğinde kalmaya devam ediyor. Bu gelişmelerin ardından Süleymancılar hakkında bir 'arınma süreci' başlatılması gerektiği yönündeki çağrılar da giderek güçleniyor.

İLGİLİ HABERLER