Stratejik hatlarla her yol Türkiye'ye çıkacak
Türkiye, gelecek üç yılda atacağı adımlarla Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki ticaret akışlarında küresel lojistik merkez hedefini büyütmey

Türkiye, gelecek üç yılda atacağı adımlarla Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika arasındaki ticaret akışlarında küresel lojistik merkez hedefini büyütmeyi ve İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi ile stratejik hatları demir ağlarla Avrupa'ya bağlamayı planlıyor. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'dan (OVP) yapılan derlemeye göre, ihracatçıların küresel pazarlarda rekabet gücünü artırmak amacıyla finansmana erişim imkanlarının geliştirilmesinden finansman maliyetlerinin azaltılmasına kadar birçok uygulama devreye alınacak. Özellikle Türkiye'nin uluslararası ticarette rekabet gücünün ve lojistik merkez olma potansiyelinin güçlendirilmesi hedefine vurgu yapılan programda, "Ticaret ve lojistik altyapısının etkinliği artırılacak. Böylece taşıma, depolama ve dağıtım süreçlerinin hızlandırılması ve maliyetlerin azaltılması sağlanacak, ülkenin bölgesel ticaret ve lojistik bağlantılarındaki konumu güçlendirilecek." denildi. "BÖLGEDEKİ BÜTÜN YOLLAR TÜRKİYE'YE ÇIKACAK" Türkiye'nin stratejik konumu ve gelişmiş ulaştırma altyapısından azami ölçüde yararlanılacağı belirtilen OVP'de, ülkenin transit taşımacılıktaki payının ve lojistik hizmetlerden elde edilen katma değerin artırılacağı kaydedildi. Son dönemde bölgede yaşanan savaşlar ve ulaşım hatlarındaki krizlerin Türkiye'nin stratejik önemini ortaya koyduğuna dikkat çekilerek, "Yapılacak çalışmalar ve devreye alınacak stratejik hatlarla bölgedeki bütün yollar Türkiye'ye çıkacak." ifadeleri kullanıldı. Bu kapsamda Orta Koridor ve Kalkınma Yolu başta olmak üzere uluslararası ulaştırma koridorlarının kapasitesi, sürekliliği ve rekabet gücü artırılacak. Doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerinin Türkiye'de bütünleşmesi sağlanarak alternatif ve dirençli ticaret güzergahları geliştirilecek. Türkiye'yi Azerbaycan, Orta Asya ve Çin'e bağlayan stratejik ulaşım bağlantısını sağlayan Orta Koridor kapsamında atılacak adımları sıralayan programda, "Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu Hattı, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demir Yolu Projesi ve Zengezur Koridoru bağlantıları güçlendirilecek." denildi. Böylelikle Hazar havzasından Türkiye'ye ve buradan Avrupa'ya uzanan demir yolu güzergahlarının çeşitlendirilmesi ve taşıma kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Ayrıca Hicaz Demir Yolu'nun iyileştirilmesiyle uluslararası ulaştırma koridorlarının Orta Doğu yönündeki devamlılığı sağlanırken, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi ile de Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Körfez bölgesinin Avrupa bağlantısı tahkim edilecek. "TÜRKİYE'NİN MERKEZİ ROLÜ ARTIRILACAK" Asya'dan ve Basra Körfezi'nden gelen yüklerin, Türkiye üzerinden Avrupa'ya kesintisiz ve yüksek kapasiteli demir yolu bağlantısıyla ulaştırılmasının sağlanacağını anlatan ekonomi yönetimi, Kalkınma Yolu projesine ilişkin, "Basra Körfezi'nden gelerek Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan demir ve kara yolu bağlantıları geliştirilerek, liman-demir yolu-kara yolu entegrasyonu güçlendirilecek, Türkiye'nin kuzey-güney yönlü uluslararası ticaretteki merkezi rolü artırılacak." değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası koridorların liman, lojistik merkez, organize sanayi bölgesi, üretim merkezi, havalimanı ve sınır kapılarıyla bağlantısı güçlendirilecek. Bu sayede demir yolunun yük taşımacılığındaki payının ve intermodal taşımacılık kapasitesinin artırılması, yeni yatırım, üretim ve istihdam alanlarının oluşturulması sağlanacak. Yurt Dışı Lojistik Dağıtım Ağları'nın (YLDA) tedarik zincirindeki konumunun güçlendirileceğine işaret edilen yol haritasında, "YLDA desteği kapsamında daha fazla firmanın dağıtım ağlarına dahil olması sağlanacak, uçtan uca teslimatların daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle gerçekleştirilmesiyle önemli pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini destekleyecek altyapı oluşturulacak." ifadelerine yer verildi. "STRATEJİK TEDARİK MEKANİZMALARI GELİŞTİRİLECEK" Ekonominin 3 yıllık yol haritasında kritik girdi, ürün ve teknolojilerde dışa bağımlılığın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması da önceliklendiriliyor. Jeopolitik gelişmeler ve ticareti kısıtlayıcı uygulamalardan kaynaklanabilecek risklerin erken tespit edilmesi ve yönetilmesi amacıyla izleme ve erken müdahale kapasitesinin geliştirileceği vurgulanarak, "Yüksek risk taşıyan ülke, sektör ve ürünler için erken müdahale ve alternatif tedarik mekanizmaları geliştirilecek. Öte yandan kritik alanlarda stratejik tedarik mekanizmaları oluşturulacak." denildi.


