Hava sıcaklıklarının düşmesi, damarların daralmasına ve kan dolaşımının yavaşlamasına yol açabilir. Kalp ve Damar Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Doğaç Okşen, bu fizyolojik değişimin kan basıncını ve kalbin iş yükünü artırabileceğini belirtti. Risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesi gereken mevsim değişikliklerine uyum önemli.

Soğuk hava, kan basıncının yükselmesine neden olabiliyor. Damar sertliği, koroner arter hastalığı ve yüksek tansiyonu olanlarda kalbin yükü artarken sigara kullanımı, fazla kilo, yüksek kolesterol ve hareketsizlik riski belirginleştiriyor. Kontrollerin aksatılmaması, tansiyonun düzenli ölçülmesi ve ilaç dozlarının yalnızca hekime danışarak gözden geçirilmesi önerildi.

Sonbaharda solunum yolu enfeksiyonlarının artması, kronik hastalığı olanlarda kalp-damar sistemine ilave yük bindirebilir. Grip ve zatürre sırasındaki iltihabi yanıt kalp atım hızını ve oksijen ihtiyacını artırarak komplikasyon riskini yükseltebilir. Mevsimsel grip ve zatürre aşılarının Sağlık Bakanlığı ile uzmanların önerileri doğrultusunda ihmal edilmemesi gerektiğini bildirdi.

Soğuk dönemde ısınma ihtiyacı ve akaryakıt kullanımına bağlı hava kirliliği damar tıkanıklığı riskini artırabilir. Yoğun trafik ve ısınmaya bağlı kirlilikte kalp ya da solunum yolu hastalığı olanların dış ortam koşullarını dikkate alması gerekiyor. Egzersizin uygun planlanması, soğuk günlerde katmanlı giyim ve ağır egzersizlerin kapalı alana taşınması önerildi.

Mevsim geçişlerinde sağlık durumunu gözden geçirmesi gereken 40 yaş üstü erkekler ile 50 yaş üstü kadınların kardiyoloji muayenesi ve tetkiklerle değerlendirilmesi tavsiye edildi. Taramaların kapsamı ve sıklığı; yaş, belirtiler, aile öyküsü ve mevcut risk faktörlerine göre hekimce belirlenmeli. Göğüs ağrısı, belirgin nefes darlığı veya ani fenalaşmada acil tıbbi yardım alınmalı.

Kaynak: Karar