Milli savaş uçağı KAAN'a Körfez'den dev ortaklık: Mısır ve Suudi Arabistan sahneye çıkıyor
Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği beşinci nesil savaş uçağı KAAN programına Mısır'ın katılım sağlaması gündemde. Ankara'nın Kahire ve Riyad yönetimleriyle savunma sanayii iş birliğini yapısal bir ortaklığa taşıyarak Doğu Akdeniz'deki dengeleri kendi lehine çevirmeyi hedeflediği belirtiliyor.

ABD merkezli Al-Monitor gazetesinin aktardığı bilgilere göre, Türk savunma sanayisinin ulaştığı üstün teknolojik düzey, bölge ülkelerinin dikkatini Ankara'ya çevirmesine yol açtı. Mısır'ın, Türkiye'nin milli imkanlarla geliştirdiği beşinci nesil savaş uçağı KAAN programına dahil olmayı planladığı vurgulandı. Bu çerçevede Ankara'nın, Kahire yönetimiyle ortak üretim olanaklarını ve savunma sanayii iş birliğini derinleştirme görüşmelerini sürdürdüğü kaydedildi.
Türk savunma devleri El Alamein'de vitrine çıktı
Türkiye'nin savunma sektörünün öncü kuruluşları TUSAŞ, ASELSAN ve MKE, Mısır'da düzenlenen 2. El Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı'na geniş bir katılım gerçekleştirdi. 50 ülkeden 250'den fazla katılımcının yer aldığı organizasyonda, 2030'lu yıllarda Türk Hava Kuvvetleri'nin omurgasını oluşturması beklenen KAAN'ın yanı sıra MKE'nin yerli üretim TOLGA yakın hava savunma sistemi ve ASELSAN'ın ileri teknoloji elektronik harp sistemleri görücüye çıktı.
Doğu Akdeniz'de stratejik denge hamlesi
Türkiye ile Mısır arasındaki askeri iş birliği, 13 yıl aradan sonra Doğu Akdeniz'de icra edilen ortak deniz tatbikatı ve temmuz ayındaki Altın Kartal 2026 özel kuvvetler tatbikatıyla en üst seviyeye ulaştı. Al-Monitor, Ankara-Kahire hattındaki bu stratejik yakınlaşmanın jeopolitik önemine dikkat çekerek durumu şu sözlerle değerlendirdi:
"Doğu Akdeniz'in belirgin güçlerinden biri olan Kahire ile daha sıkı bir güvenlik koordinasyonu kurmak, Ankara'nın bölgede Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs arasında giderek derinleşen askeri iş birliğini dengelemesine ve kendi lehine çevirmesine olanak tanıyacaktır."
Türkiye-Suudi Arabistan hattında yeni dönem
Türkiye'nin bölgesel düzlemde attığı stratejik adımlar yalnızca Mısır ile sınırlı değil. Şarku'l Avsat gazetesinde yayımlanan çarpıcı bir analize göre, Suudi Arabistan ile Türkiye arasında savunma sanayii ve enerji odaklı yepyeni bir sayfa açıldı. Haberde, ikili ilişkilerin artık salt ürün satışı ya da geleneksel ticaret hacmiyle sınırlı kalmadığı vurgulandı.
Gazete, Ankara-Riyad arasındaki bu yeni entegrasyon modelinin kalıcılığına işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:
"Özellikle savunma sanayiindeki ortaklık, bundan böyle yalnızca ihracat sözleşmeleriyle sınırlı kalmayıp ortak üretim kapasitelerinin geliştirilmesini kapsayan yapısal bir sürece evriliyor. Bu yeni dönem, ilişkilerin ticari ivme aşamasını geride bırakarak karşılıklı kapasite entegrasyonuna dayalı, derin ve kalıcı stratejik çıkarlara dayandığını ortaya koyuyor."
Ankara'nın bölgesel güç vizyonu perçinleniyor
Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii atılımı, KAAN, ANKA-3 ve KIZILELMA gibi platformlarla uluslararası alanda dikkatleri üzerine çekerken, dost ve müttefik ülkelerle kurulan bu stratejik ortaklıklar Ankara'nın bölgesel güç merkezi olma hedefini güçlendiriyor. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısırlı mevkidaşı Eşref Salem Zaher arasında 13 Temmuz'da Ankara'da imzalanan niyet mektubu, bu tarihî sürecin en somut adımlarından biri olarak kayıtlara geçti.


