Türk Tabipleri Birliği ve uzman verilerine göre, 2026 yılının sonbaharı itibarıyla kızamık vaka sayıları binleri aştı. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurullah Dikmen, son dönemdeki artışın aşı karşıtlığı ve aşı reddi nedeniyle aşılamanın yetersiz kalmasıyla ilişkili olduğunu savundu.
Dr. Dikmen, çocukların kızamığa karşı 1 yaşında ve okul döneminde olmak üzere iki kez aşılanması gerektiğini belirtti. Aşıların geçmişte hastalığı kontrol altına aldığını, ancak aşı karşıtlığının korunma düzeyini düşürdüğünü ifade etti. Uzman, kızamık geçirilen çocukların aşıya bağlı olarak bu enfeksiyondan korunmasının önemini vurguladı.
Kızamığın hızlı bulaşan bir enfeksiyon olduğunu belirten Dr. Dikmen, hastalığın bulunduğu bir odaya girip çıkmanın veya kızamıklı bir kişinin yanında bulunmanın bulaş için yeterli olabileceğini aktardı. Hastalık, belirti ve komplikasyonlarının hafif seyreden bir tablo olmadığını, özellikle çocuklarda ciddi sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
Uzman, kızamık komplikasyonları arasında yer alan subakut sklerozan panensefalitin, diğer klinik tablodan daha dramatik sonuçlar oluşturabileceğini söyledi. Bu tabloda beyin dokusunun olumsuz etkilenebildiğini, gelişim geriliği görülebileceğini ve beynin işlevlerini kaybedebileceğini belirtti.
Dr. Dikmen, subakut sklerozan panensefalitin kızamık geçirildikten sonra ortaya çıkabilecek bir komplikasyon olduğunu ve bu tablonun gelişimsel açıdan beklenmedik sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Hastalığın geçirilmesinin, komplikasyon oluşmadığı sürece sorun olmayabileceğini, ancak ağır tabloların önlenmesi için aşılamanın gerekliliğini öne çıkardı.
Artan vakalara karşı aşı karşıtlığının ve aşı reddinin önlenmesi gerektiğini belirten Dr. Dikmen, kızamığın geçici görülen bir hastalık olmasının ağır komplikasyon ihtimalini ortadan kaldırmadığını hatırlattı. Uzman, çocukların aşıya erişimini sağlamak ve hastalığın kontrol altında tutulması için aşılamayı önerdi.
Kaynak: Hürriyet