Kan tahlillerinde C-reaktif protein (CRP) değerinin yüksek çıkması, çoğu zaman enfeksiyon bulunduğu şüphesini uyandırabiliyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, bu sonucun tek başına değerlendirilmemesi ve hastanın şikâyetleri ile genel sağlık durumuyla birlikte incelenmesi gerektiğini açıkladı.

CRP, karaciğerin vücuttaki iltihabi yanıta karşı ürettiği bir protein olarak tanımlanıyor. Bakteriyel ve viral enfeksiyonlarda değer artışı görülebileceği gibi romatizmal hastalıklar, otoimmün rahatsızlıklar, doku hasarı ve bazı kronik hastalıklarda da yükselebiliyor. Bu nedenle yalnızca CRP sonucuna bakarak enfeksiyon tanısı koymak doğru olmuyor.

CRP değeri, vücutta iltihabi bir sürecin bulunduğunu gösterebilir; ancak sürecin hangi organda geliştiğini veya neden kaynaklandığını tek başına ortaya koyamıyor. Evirgen, ateş, öksürük, boğaz ağrısı, idrar yaparken yanma, karın ağrısı ve genel durum değişiklikleri gibi belirtilerin dikkate alınmasını önerdi. Gerektiğinde kan sayımı, idrar incelemesi, kültür testleri ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini belirtti.

Normal CRP değeri de enfeksiyon ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıyor. Enfeksiyonun erken döneminde CRP artışının henüz belirginleşmemiş olabilmesi ve bazı klinik durumlarda değerin normal kalabilmesi, hekim muayenesi ile gerektiğinde tekrarlanan tetkiklerin önemini artırıyor. Laboratuvar sonuçlarının uzman hekim tarafından yorumlanması doğru tanı ve tedavi açısından gerekliliğini sürdürüyor.

CRP yüksekliği nedeniyle hekim önerisi olmadan antibiyotik kullanılmaması gerekiyor. Evirgen, gereksiz antibiyotik kullanımının antibiyotik direncine yol açabileceğini uyararak tedaviye ancak uygun klinik değerlendirme sonucunda karar verilmesi gerektiğini bildirdi.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika