IMF, Mali Şeffaflık Değerlendirmesi kapsamında Türkiye'ye ilişkin incelemesini yayımladı. Değerlendirmede 2021'de program bütçesine geçilmesi, Uluslararası Kamu Sektörü Muhasebe Standartları'nın uygulanması ve Devlet Mali İstatistikleri raporlamasının geliştirilmesi öne çıkarıldı.

Türkiye'nin Mali Şeffaflık Kodu ilkelerinin yaklaşık üçte ikisinde iyi veya ileri uygulama düzeyine ulaşıldığı, 2015'teki yaklaşık yarı düzeyden ilerleme kaydedildiği bildirildi. Kamu işletmelerine ilişkin raporlamanın iyileştiği, bütçenin bütünleşik temelde sunulduğu ve vatandaş bütçesinin yayımlanmaya başlandığı değerlendirildi.

Mali risk yönetiminin mali şeffaflığın en zorlu alanı olmayı sürdüğü ve son 10 yılda sınırlı ilerleme gösterdiği ifade edildi. Makroekonomik risk analizlerinin üst düzeyde kaldığı, tüm mali riskleri bir araya getiren raporun yayımlanmadığı ve nüfusun hızla yaşlanmasına bağlı uzun vadeli mali sürdürülebilirlik analizlerinin bulunmadığı bildirildi.

Deprem harcamalarının raporlanmasındaki eksikliklerin makroekonomik açıdan kritik olduğu belirtildi. Depremle bağlantılı harcamaların 2023'te GSYH'nin yüzde 3,6'sına, 2024'te yüzde 1,7'sine ve 2025'te yüzde 0,8'ine karşılık geldiği aktarıldı. Buna karşılık 2023 yılı harcamasının yalnızca yüzde 0,8'inin fiilen gerçekleştirildiği kaydedildi.

KKM kapsamında devletin üstlendiği kur riskinin GSYH'nin yüzde 8'ine kadar ulaştığı ve maliyet yükünün yüzde 4,2'sine ulaştığı bildirildi. Bu maliyetin bir bölümünün bütçeden karşılanırken bir bölümünün Merkez Bankası'nın zararlarına yansıdığı kaydedildi. TOKİ'nin mali tablolarının kamuya açık olmadığı, Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki kamu varlığının ise GSYH'nin yüzde 29'u olduğu halde şeffaflığın sınırlı kaldığı ifade edildi.

IMF, kamu sektörünü kapsayan konsolide mali tablolar, Sayıştay denetimine tabi yıllık merkezi yönetim tablosu, açıklanan mali hedefler ve tüm riskleri değerlendiren yıllık mali risk raporu hazırlanmasını önerdi. Deprem harcamalarının fiilen yapıldıkları yıllarda raporlanması, kamu-özel sektör işbirliği garantilerinin açıklanması, kamu emeklilik yükümlülüklerinin kapsama alınması ve TOKİ ile Türkiye Varlık Fonu için erişilebilir mali bilgi sunulması da öneriler arasında yer aldı.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika