COP31 Başkanlığını yürüten Bakan Kurum, Türkiye'nin Uygulama COP'u yaklaşımını açıklayarak iklim mücadelesinde yeni taahhütler yerine mevcut taahhütlerin uygulanması gerektiğini savundu. Dünyanın 1,5 derece hedefinden uzaklaştığını, sellerin, yangınların ve yağışların arttığını belirtti.
COP31'e 196 ülkenin katıldığını ve günlerce müzakere yapıldığını aktaran Kurum, zirvenin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kadar önemli olduğunu savundu. Kurum, COP31'in şeffaf, hakkaniyetli ve adaletli şekilde yürütülmesiyle sonuç almayı hedeflediğini belirtti.
İklim mücadelesinin NATO'nun savunma yatırımlarındaki kararlılığa benzer şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kurum, ülkelerin üretim ve istihdam imkânlarını koruması için kararlar alınması gerektiğini belirtti. Antalya'nın dikkat çekilmesi gerektiğini vurgulayan Kurum, gençler ve çocukların geleceği için uygulamanın önemini vurguladı.
Sürdürülebilirlik belgesini alan ilk COP organizasyonu olduklarını açıklayan Kurum, ulaşımda düşük emisyonlu araçların kullanıldığını ve Türk Hava Yolları ile gelen misafirlerin emisyonlarının da hesaba katıldığını söyledi. Antalya'ya 650 yeni düşük emisyonlu araç gönderildiğini aktardı.
Afet öncesi altyapı yatırımlarının hasar gidermekten daha düşük maliyetli olduğunu belirten Kurum, afet sonrası maddi kayıpların maliyetinin 10 katına çıkabildiğini vurguladı. Dere ıslahı, yağmur suyu kanalı ve arıtma tesisi yatırımlarının ertelenmemesi gerektiğini bildirdi.
Çöp ithalatına izin verilmediğini, üretimde kullanılan granül malzeme ithalatının ise kontrollü biçimde sürdürüldüğünü açıklayan Kurum, Adana'daki kaçak ham madde operasyonlarında işletmelerin kapatıldığını bildirdi. Geri dönüşüm oranının %13'ten %39'a yükseldiğini açıklayan Kurum, DOA ile atığın tamamını ekonomiye kazandırmayı hedeflediğini söyledi.
Kaynak: A Haber Gündem