Yaşlı nüfus artışına karşı radikal adım: Uzun dönemli bakım sigortası geliyor
Türkiye'nin yaşlı nüfusu son 5 yılda yüzde 20,5 artarak 9,5 milyona yaklaşırken, hükümet 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'la uzun dönemli bakım sigortası altyapısını oluşturmaya hazırlanıyor.

Türkiye, yaşlı nüfustaki hızlı artış ve doğurganlıktaki düşüş eğilimi karşısında sosyal güvenlik sistemini köklü bir dönüşüme tabi tutmaya hazırlanıyor. 2027-2029 yıllarını kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında uzun dönemli bakım sigortası için altyapı çalışmalarına başlanacak.
Yaşlı nüfus 9,5 milyonu aştı
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı verilerine göre, ülkede 65 ve üzeri yaştaki nüfus son beş yılda yüzde 20,5 oranında artarak 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı da yüzde 11,1'e yükseldi. 2020 yılında bu rakam 7 milyon 953 bin 555 kişi ve yüzde 9,5 oranındaydı.
Geçen yıl sonu itibarıyla yaşlı nüfusun yüzde 62,9'u 65-74 yaş grubunda, yüzde 27,9'u 75-84 yaş kategorisinde yer alırken, 85 yaş üstü nüfus yüzde 7,8'lik dilimi oluşturdu. Türkiye'de 100 yaş ve üzerinde 8 bini aşkın kişi hayatını sürdürüyor.
Bakım sigortası için altyapı hazırlığı
Demografik dönüşümün sosyal güvenlik dengesi üzerindeki baskısını hafifletmek amacıyla ilgili bakanlıklar ortak bir çalışma yürütecek. Yaşlılık ve kronik rahatsızlıklar nedeniyle günlük yaşam aktivitelerini tek başına yerine getiremeyen bireylere yönelik evde ve kurum temelli bakım destekleri güçlendirilecek.
Evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin süreklilik arz eden bir yapıya kavuşturulması, uzaktan sağlık hizmetleriyle bütünleşik bir modelin hayata geçirilmesi planlanıyor. Böylece artan yaşlı bağımlılık oranının aileler üzerindeki bakım yükünün hafifletilmesi hedefleniyor.
Sistemin mali sürdürülebilirliği masaya yatırıldı
Sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliğini güçlendirmek için bir dizi yapısal reform gündemde. Prim tabanının genişletilmesi, tahsilat oranlarının artırılması ve yeni çalışma biçimlerine uyum sağlanması bu adımların başında geliyor. Sağlık hizmetlerine erişim kısıtlanmadan finansal sürdürülebilirliğin korunması temel ilke olarak benimsendi.
Sağlık hizmetlerinin geri ödemesinde risk analizi ve hizmet sunucularının davranışlarını dikkate alan denetim modelleri geliştirilecek. Veri analitiği yoluyla geri ödeme kriterleri incelenerek değer bazlı ödeme yöntemlerinin yaygınlaştırılması öngörülüyor. Yeni yılın ilk çeyreğinde bu alanda somut çıktıların elde edilmesi planlanıyor.
Sağlık Market genişliyor, üniversite hastaneleri yeniden yapılanıyor
Sağlık Market uygulamasının kapsamı daha fazla ilaç ve medikal malzemeyi içerecek şekilde genişletilerek tedarik zinciri güçlendirilecek. Üniversite hastanelerinin yönetim modeli de eğitim, araştırma ve hizmet sunumu fonksiyonları açısından etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulacak.
İstihdamda kalma süresi uzayacak
Yeni OVP, kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını özendiren, hakkaniyet ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemeleri de kapsıyor. Sosyal güvenliğin fiili ve yasal kapsamının genişletilmesi, farklı meslek ve gelir gruplarına yönelik uygulamaların geliştirilmesi gündemde.
İlgili mevzuat, değişen iş gücü piyasası koşulları ile esnek çalışma biçimlerine uyumlu hale getirilecek. Prim borçlarının takip ve tahsilat süreçleri etkinleştirilirken, kurumların bilişim altyapısı güçlendirilerek veri paylaşımı artırılacak. Uzun dönemli mali sürdürülebilirliğe ilişkin göstergeler de düzenli olarak izlenecek.


