HABERLIM
Gündem

Yargıtay'dan tır şoförlerini yakından ilgilendiren emsal karar: Tek başına yolculuk yapan fazla mesai alamayacak

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uzun yol tır şoförlerinin fazla çalışma ücreti taleplerinde salt tanık beyanlarının yeterli olmayacağına hükmederek emsal nitelikte bir karara imza attı. Karara göre, refakatçisi olmadan tek başına yolculuk yapan şoförler, görgüye dayalı tanıklık yapılamadığı için fazla mesai ücreti alamayacak.

Haber7 Son Dakika13 Ağustos 2026 08:25Kaynak: Haber7 Son Dakika
Yargıtay'dan tır şoförlerini yakından ilgilendiren emsal karar: Tek başına yolculuk yapan fazla mesai alamayacak

Yüksek mahkeme, tır şoförlerinin fazla çalışma ücreti taleplerine ilişkin önemli bir içtihada imza attı. Verilen karara göre, tek başına uzun yolculuk yapan tır şoförlerinin günlük çalışma düzenini ispatlamaları neredeyse imkansız hale geldi.

Davaya konu süreç nasıl gelişti?

Ücret alacaklarının ödenmediği ve sigorta primlerinin eksik bildirildiği gerekçesiyle çalıştığı şirketten istifa eden tır şoförü M.A.D., kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsili için İş Mahkemesi'ne başvurdu.

Davacı, yurt içi ve yurt dışında tır şoförü olarak görev yaptığını, ücretinin asgari ücret ve sefer başına prim şeklinde belirlendiğini, günlük en az 12-13 saat araç kullandığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatillerin büyük bölümünde çalışmaya devam ettiğini iddia etti.

İlk yargılama ve istinaf süreci

İş Mahkemesi, davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının mevcut olduğu ve sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Ancak karar istinaf aşamasında bozuldu. Bölge Adliye Mahkemesi, fazla mesaiye yönelik yalnızca tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna dikkat çekti.

Yargıtay'ın değerlendirmesi

Davayı temyiz eden tarafın başvurusunu değerlendiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karar verdi. Yüksek mahkeme, uzun yol tır şoförlerinin çalışma düzeninin ispatında karayolları trafik kurallarındaki azami araç kullanma sürelerinden yola çıkılarak 'herkesçe bilinen genel vakıalar' kapsamında sonuca gidilmesinin yanlışlığını vurguladı.

Kararda, emredici nitelikteki trafik düzenlemelerinin belirlediği sınırların herkes için bağlayıcı olduğu hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:

"Uzak mesafeler arasında yaklaşık yirmi gün veya bir ay araç kullanan bir şoförün gidiş ve dönüş tarihi belirli olmakla birlikte, bu süre içindeki zaman dilimini ne şekilde kullanacağı oldukça kişisel bir tercihtir. Böyle bir şoförle birlikte yolculuk yapmayan tanığın anlatımı da görgüye dayalı olmayıp sadece bir tahmine dayalıdır."

Takograf kayıtları da yeterli görülmedi

Yargıtay, takograf kayıtlarının da fazla çalışma ücretlerinin hesaplanmasında güvenilir bir delil olmadığına işaret etti. Şoförlerin bu kayıtların değiştirilmesi suretiyle çalışmaya zorlandıklarını ifade etmesi nedeniyle söz konusu verilerin dikkate alınamayacağı belirtildi.

Davacının kimi zaman uzun yol, kimi zaman da liman ile otomotiv firması arasında daha kısa mesafelerde çalıştığı, uzun yol seferlerinde ise tek şoför olarak görev yaptığı sabit olduğundan, görgüye dayalı bilgiye sahip bir tanığın bulunmaması nedeniyle fazla mesai taleplerinin reddedilmesi gerektiği kaydedildi.

Kararın sonucu

Sonuç olarak Yargıtay, usulüne uygun şekilde ispatlanamayan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin istemin kabul edilmesinin hatalı olduğuna hükmederek kararı bozdu. Davacının aylık ücret tespitinin ise dosya kapsamına uygun bulunduğu, sigorta primlerinin eksik bildirilmesi nedeniyle kıdem tazminatı taleplerinin yerinde olduğu değerlendirildi.

İLGİLİ HABERLER