HABERLIM
Teknoloji

Yapay zekâda küresel söz sahibi olma hamlesi: Türkiye 5 ülkeyle masaya oturacak

Türkiye, yapay zekâ alanında verisini korumak, hesaplama altyapısını güçlendirmek ve kendi modellerini geliştirerek küresel standartların şekillenmesinde aktif rol üstlenmeye hazırlanıyor. Bu çerçevede 2027 yılı sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zekâ iş birliği anlaşması imzalanması planlanıyor.

Star18 Ağustos 2026 09:01Kaynak: Star
Yapay zekâda küresel söz sahibi olma hamlesi: Türkiye 5 ülkeyle masaya oturacak

Türkiye, yapay zekâ çağının gereksinimlerine yanıt verebilmek ve küresel rekabette söz sahibi konuma gelebilmek amacıyla kapsamlı bir stratejik adım başlattı. Yetkililer, ülkenin veri güvenliğini sağlamak, hesaplama altyapısını modernize etmek ve ulusal düzeyde yapay zekâ modelleri geliştirebilmek için uluslararası iş birliklerine ağırlık verileceğini duyurdu.

Yapay zekâ diplomasisinde yeni dönem

Yürütülen çalışmalar kapsamında, yapay zekâ alanında küresel standartların belirlenmesi süreçlerinde Türkiye'nin etkin bir aktör olması hedefleniyor. Bu doğrultuda hayata geçirilecek "yapay zekâ diplomasisi" stratejisiyle, gelişmiş ülkelerin teknoloji politikalarına doğrudan katkı sunulması ve ulusal çıkarların korunması amaçlanıyor.

Hedef: 5 ülkeyle çerçeve anlaşma

Belirlenen yol haritasına göre, 2027 yılı sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zekâ iş birliği çerçeve anlaşmalarının imzalanması planlanıyor. Bu anlaşmalar sayesinde ortak Ar-Ge projeleri yürütülecek, teknoloji transferi sağlanacak ve yapay zekâ alanında yetkin insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik programlar hayata geçirilecek.

Kendi modellerimizi üretmeliyiz

Stratejinin temel bileşenlerinden birini de yerli ve milli yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi oluşturuyor. Türkiye'nin, küresel ölçekte rekabet edebilen, kendi diline ve kültürel değerlerine uygun yapay zekâ çözümleri üretme kapasitesine kavuşması, planlanan iş birliklerinin en kritik çıktısı olarak öne çıkıyor.

Yetkililer, yapay zekânın ekonomiden savunmaya, sağlıktan eğitime kadar her alanda dönüştürücü güce sahip olduğunu vurgulayarak, ulusal veri egemenliğinin korunması ve küresel karar alma mekanizmalarında Türkiye'nin etkinliğinin artırılması için bu adımların büyük önem taşıdığını belirtti.

İLGİLİ HABERLER