Üşümezsoy'dan Büyükada depremleri hakkında kritik değerlendirme: 'Buradan büyük deprem çıkmaz'
İstanbul Büyükada açıklarında kaydedilen 2.2 ve 3.0 büyüklüğündeki mikro depremler, Marmara'daki fay hatlarına ilişkin tartışmaları alevlendirdi. Yerbilimci Şener Üşümezsoy, sarsıntıların beklenen büyük İstanbul depreminin habercisi olmadığını söyledi.

İstanbul Büyükada açıklarında 19 Ağustos 2026'da meydana gelen 2.2 ve 3.0 büyüklüğündeki mikro depremler, Marmara Bölgesi'ndeki fay hatlarına dair kamuoyundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. 17 Ağustos 1999 depreminin 27. yıl dönümünden yalnızca iki gün sonra yaşanan bu hareketlilik, beklenen büyük İstanbul depremiyle ilgili endişeleri artırdı.
"Adalar Fayı Yaşlı ve Ölü Bir Faydır"
Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, söz konusu sarsıntıların beklenen büyük İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini vurguladı. Ana fay üzerinde olağan dışı bir durum bulunmadığını ifade eden Üşümezsoy, "Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz" dedi.
Yıkıcı Kapasitesi Bulunmayan İkincil Kollar
Üşümezsoy'a göre Büyükada'nın güneyinde kaydedilen küçük ölçekli depremler, doğrudan Adalar fayı üzerinde değil; ana fayı güneyden kuzeye doğru kesen ikincil ve üçüncül fay kollarında meydana geldi. Bu kolların yıkıcı ölçekte deprem üretecek düzeyde stres biriktirme kapasitesine sahip olmadığını belirten uzman isim, yaşanan hareketliliği bölgede daha önce oluşan stres aktarımının küçük çaplı boşalması olarak nitelendirdi.
Önceki Fay Haritalarıyla Uyumlu
Prof. Dr. Üşümezsoy, mikro sarsıntıların yıllar önce çizdikleri fay haritalarıyla tam bir uyum içinde olduğunu söyledi. 1999'dan bu yana bölgede benzer tetiklenmiş küçük olayların yaşandığını hatırlatan Üşümezsoy, son depremlerin olağan süreç içinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
"İstanbul Depremi Geliyor" Algısı Gerçeği Yansıtmıyor
Kamuoyunda oluşan "İstanbul depremi geliyor" algısının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Üşümezsoy, Adalar çevresindeki bu tür mikro depremlerin tek başına orta ya da büyük şiddette bir deprem beklentisi doğurmadığını sözlerine ekledi.


