Kent içi ulaşım, eğitim, sağlık, çalışma ve sosyal yaşama erişimin temel koşulu olarak görülüyor. Ulaşım politikasının kentte yaşayanlar için erişilebilir, güvenli ve ekonomik bir kamusal hizmet üretmesi gerekiyor.
Şehir Plancıları Odası 2. Başkanı Özgürgün Gürbüz'e göre, mevcut yatırımların önemli bölümü özel araç hareketliliğini kolaylaştırmaya, yol kapasitesini artırmaya ve kara yolu altyapısını genişletmeye yöneliyor.
Yeni yol ve kavşakların ulaşım sorunlarını tek başına çözmemesi, özel araç kullanımını teşvik ederek trafik talebini yeniden artırabileceği vurgulanıyor. Raylı sistemler, deniz ulaşımı ve otobüs ağları toplu taşımanın omurgası olmalı.
Yaya ve bisiklet ulaşımı ise bu ağları tamamlayan, kesintisiz ve güvenli bir sistem olarak planlanmalı. Toplu taşımanın kent çeperlerine ve düşük gelirli mahallelere ulaşması, aktarma süreleri, sefer sıklığı ve ücretler birlikte değerlendirilerek sosyal tarifeler geliştirilmeli.
Yağış sonrası aksaklıkların yalnızca hava koşullarıyla açıklanamayacağını belirten Gürbüz, kentleşmenin geçirimsiz yüzeyleri artırdığını, doğal su toplama alanlarının ve dere yataklarının daraldığını söylüyor. Alt geçitler, tünel girişleri ve düşük kotlu yollardaki yetersiz drenaj ulaşımın kesilmesine yol açabiliyor.
Ulaşım ile altyapı yatırımları birbirinden bağımsız planlanmamalı. Gürbüz, ulaşım ana planlarının iklim projeksiyonları ve afet riskleriyle yeniden değerlendirilmesini; yeşil altyapı, doğal su koridorları, toplu taşıma, yaya ve bisiklet ağlarının birlikte güçlendirilmesini öneriyor.
Kaynak: Evrensel