Türkiye ve Azerbaycan’dan stratejik maden hamlesi: Türk Altın ile AzerGold masaya oturdu!
Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Türk Altın İşletmeleri, Azerbaycan’ın devlet iştiraki AzerGold ile kapsamlı iş birliği için görüşmelere başladı. Henü

Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Türk Altın İşletmeleri, Azerbaycan’ın devlet iştiraki AzerGold ile kapsamlı iş birliği için görüşmelere başladı. Henüz bağlayıcı bir anlaşma bulunmazken, olası iş birliği; cevher tedarikinden ortak işletmeye, büyük ölçekli maden projelerinden mevcut tesislerin kapasite kullanımının artırılmasına kadar uzanan yeni fırsatları gündeme taşıdı. Türk Altın İşletmeleri AŞ’nin Azerbaycan’ın altın madenciliğinde önde gelen şirketlerinden AzerGold CJSC ile kapsamlı iş birliği için görüşmelere başladığını açıklaması, madencilik sektöründe dikkatleri Türkiye-Azerbaycan hattına çevirdi. Görüşmeleri önemli hale getiren başlıca unsur ise AzerGold’un yapısı ve sahip olduğu maden portföyü. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı'nın 11 Şubat 2015 tarihli kararnamesiyle kurulan şirket; ülkedeki demir dışı metal yataklarının araştırılması, geliştirilmesi ve yönetilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Türkiye Varlık Fonu denetimindeki Türk Altın ile Azerbaycan’ın devlet iştiraki AzerGold’un aynı masaya oturması, olası iş birliğinin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin madencilik alanındaki yeni adımlarından birine dönüşebileceği beklentisini beraberinde getirdi. DEV ORTAKLIK İÇİN İLK RESMİ ADIM ATILDI Türk Altın İşletmeleri tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, görüşmelerin şirketin büyüme stratejileri ve üretim kapasitesinin daha verimli değerlendirilmesi hedefleri doğrultusunda başlatıldığı bildirildi. Şirket, olası iş birliğinin uluslararası pazarlardaki operasyonel yetkinliğin artırılmasına, bölgesel sinerji oluşturulmasına ve küresel ölçekteki stratejik konumun güçlendirilmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca mevcut tesislerin kapasite kullanım oranlarının optimize edilmesi ve sürdürülebilir büyümenin hızlandırılmasının amaçlandığı kaydedildi. Taraflar arasında varılabilecek nihai anlaşmalara ilişkin gelişmelerin ise Sermaye Piyasası Kurulu’nun ilgili mevzuatı kapsamında yatırımcılarla paylaşılacağı belirtildi. "YENİ SAHALARIN GELİŞTİRİLMESİNDE TEKNİK ORTAKLIK" Türk Altın ile AzerGold arasındaki süreç şu aşamada görüşmelerle sınırlı. Taraflar arasında imzalanmış bağlayıcı bir anlaşma bulunmuyor. Sektör uzmanlarına göre bundan sonraki süreçte üç önemli başlık yakından takip edilecek. Bunların başında iş birliğinin kapsamının nasıl şekilleneceği geliyor. Olası modelin Azerbaycan’dan cevher tedariki, ortak maden işletmeciliği veya yeni sahaların geliştirilmesinde teknik ortaklık biçiminde olup olmayacağı henüz netleşmedi. Bir diğer önemli başlığı AzerGold’un büyük ölçekli projelerinde Türk Altın’ın üstlenebileceği rol oluşturuyor. Özellikle Kelbecer ve Filizchay gibi yüksek potansiyele sahip sahalar bu açıdan öne çıkıyor. Üçüncü başlık ise taraflar arasında kapsamlı bir çerçeve anlaşmaya varılması durumunda bunun takvimi olacak. "ÜRETİMİ 2025 İTİBARIYLA 73 BİN ONSUN ÜZERİNE YÜKSELDİ" AzerGold, 2015 yılında kurulmasının ardından 2016’da faaliyete geçti. Şirket, 2017 yılında Daşkesen’de bulunan Çovdar madeninde fiili altın üretimine başladı. İlk üretim yılında 34 bin ons altın çıkaran AzerGold’un yıllık üretimi 2025 itibarıyla 73 bin onsun üzerine yükseldi. Şirketin dokuz yıllık kümülatif üretimi 546 bin ons altına ulaşırken, gümüş üretimi ise 1 milyon onsu aştı. AzerGold’un toplam altın ihracatından elde ettiği gelirin 1,8 milyar Manat’a, yaklaşık 1,04 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Şirket bugüne kadar 236 milyon Manat’ın üzerinde vergi ve sosyal ödeme gerçekleştirirken, yaklaşık 2 bin 500 kişiye de istihdam sağlıyor. Azerbaycan’ın toplam altın üretimi ise 2025 yılında yüzde 11,3 artarak 2 bin 965 kilograma çıktı. AzerGold’un faaliyetleri altın üretimiyle sınırlı değil. Şirket, 2020 yılında kurduğu Chovdar Entegre Bölgesel İşleme Sahası ile çevrede bulunan yataklardan çıkarılan cevherlerin tek merkezde işlenmesini sağlayan bir model oluşturdu. Aynı yıl Daşkesen’deki yaklaşık 350 milyon tonluk demir cevheri yataklarının sorumluluğunu da üstlenen AzerGold, kendi ürettiği altın sikke ve külçelerle yerel pazara girdi. Şirketin bu çok metalli ve entegre işletme modeli, Türk Altın’ın Türkiye’de yıllardır uyguladığı madencilik modeliyle benzerlik gösteriyor. "AVRUPA'NIN ÖNEMLİ POLİMETALİK YATAKLARINDAN BİRİ" Olası iş birliğinde öne çıkan seçeneklerden biri, Türk Altın’ın mevcut işleme kapasitesinin Azerbaycan kaynaklı yeni cevherle daha etkin kullanılması. Türk Altın; Ovacık, Çukuralan, Mastra, Kaymaz ve Himmetdede’de önemli bir altın işleme altyapısına sahip. AzerGold tarafında ise Çovdar’da oksit aşamasının ardından 2,5-3 gram/ton tenörlü sülfit aşamasına geçilmiş durumda. Aghyokhush, Marah, Tulallar ve Ortakend sahalarıyla birlikte 1 milyon onsu aşan cevher potansiyelinin bulunduğu ifade ediliyor. Bu tablo, bir taraftaki mevcut işleme kapasitesiyle diğer taraftaki büyüyen cevher potansiyelinin aynı denklemde buluşabileceği değerlendirmelerini güçlendiriyor. İş birliğinin Türk Altın açısından en dikkat çekici boyutlarından birini AzerGold’un geliştirme portföyü oluşturuyor. Balaken’de bulunan Filizchay, yaklaşık 3 milyon ons altın değerinde rezerv potansiyeliyle Avrupa’nın önemli polimetalik yataklarından biri olarak gösteriliyor. Karabağ bölgesindeki Kelbecer, Söğütlü/Zod sahasında ise yaklaşık 3,6 milyon ons rezerv bulunduğu ifade ediliyor. Türk Altın’ın arama, geliştirme ve maden işletmeciliğindeki deneyiminin, bu tür büyük ölçekli projelerde olası bir ortaklığın önünü açabileceği değerlendiriliyor. "ALTINI STRATEJİK BİR VARLIK OLARAK KONUMLANDIRDIĞI BU DÖNEMDE" İş birliği görüşmelerinin zamanlaması da dikkat çekiyor. Küresel piyasalarda altın fiyatlarının yüksek seviyelerde seyrettiği bir dönemde Azerbaycan, rezervlerinde altının ağırlığını artırıyor. Azerbaycan Devlet Petrol Fonu SOFAZ’ın altın rezervini bir yılda yüzde 36 artırarak 200 tona çıkardığı ve portföyündeki altın payını yüzde 38 seviyesine yükselttiği belirtiliyor. Bakü yönetiminin altını stratejik bir varlık olarak konumlandırdığı bu dönemde, Türkiye ile Azerbaycan arasında üretim ve madencilik odaklı yeni bir iş birliği hattının kurulması iki ülkenin ekonomik hedefleri açısından da önem taşıyor.


