Canavar, yıllar sonra bir araya gelen üç kuzenin aile yemeği sırasında geçmişle yüzleşmesini anlatıyor. Kemal, Aslı ve Derya’nın gündelik görünen buluşması, ailenin uzun süre konuşmaktan kaçındığı yaraların açığa çıkmasına yol açıyor. Film ekibinin anlattığı hikâye, öfke ve suçlulukla başlayıp dayanışmaya dönüşen bir aile gerilimi üzerine kurulu.
Yönetmen ve senarist Tunç Şahin, başlığın geçmişteki tek bir olayı mı yoksa insanların konuşmayı reddettiği sorunları mı gösterdiğini belirsiz bırakıyor. Şahin’e göre adı konulmamış ve bastırılmış sorunlar, bilinçaltına itildikçe bireysel ve kurumsal düzeyde canavarlık biçimine dönüşebiliyor. Bu yorum, filmin aile içi gerilimiyle toplumsal boyutunu aynı çerçevede tutuyor.
Canavar önce tiyatro oyunu olarak hazırlanmış, daha sonra sinemaya uyarlanmış. Şahin, iki mecrada karşılaşılan anların birbirine dönüşmediğini, ancak farklı duyumsal imkânlar sunduğunu belirtiyor. Sahnede seyircinin gülüşü ve tepkileri oyunun parçası olurken filmde müzik, kamera hareketleri ve anlatım seçimleri belirleyici hâle geliyor.
Başrol oyuncuları Tülin Özen, Gülçin Kültür Şahin ve Hakan Emre Ünal, tiyatro çalışmalarının karakterleri yalnızca mağdur olarak tanımlamak yerine çelişkileriyle ele aldığını açıklıyor. Özen, oyuncuların yıllardır tiyatroda küçük mimiklerle çalıştığını, sinemadaki yakın planların ise oyunculuğun görünümünü değiştirdiğini söylüyor. Kültür Şahin ise kameranın oyuncularla kurulan bağı değiştirdiğini belirtiyor.
Filmin tek mekânda geçmesi, aile geriliminin kapalı bir düzen içinde ortaya çıkmasını sağlıyor. Oyuncular bu seçimin tanıdık bir mutfak alanını aynı zamanda yalnızlık, çaresizlik ve geçmişten kaçamama mekânına dönüştürdüğünü vurgeliyor. Hakan Emre Ünal, karakterlerin gündelik yaşamlarını sürdürürken ağır travmaları da taşıdığını, filmin yalnızca felaket değil yaşamın devam etme biçimini de gösterdiğini ifade ediyor.
Film ekibi, Canavar’ın kadınlara yönelik genel bir mesaj verme yerine bireysel deneyimleri bir araya getirdiğini belirtiyor. Kültür Şahin, izleyicilerin yalnız olmadıklarını hissetmesini ve bu tanıdıklıkla bir başlangıç bulmasını umuyor. Şahin ise festival yolculuğunun sürdüğünü, filmin çeşitli mecralarda görüleceğini, ancak kesin gösterim takviminin henüz belirlenmediğini aktarıyor.
Kaynak: Evrensel