Mete Çubukçu'nun değerlendirmesine göre, İsrail'de seçimler tamamlanmasına rağmen ülkenin siyasi geleceği belirsiz. Başbakan Binyamin Netanyahu iktidarını sürdürmeye çalışırken, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot değişim vaadini uygulamaya geçirme arayışında.

Seçim sonuçları hiçbir tarafa bütün bir çoğunluk sağlamadı. Öne çıkan seçenekler; Arap partilerin desteğiyle kurulacak azınlık hükümeti, Netanyahu ile rakiplerinin yer aldığı birlik hükümeti ve yeniden seçim oldu. İlk seçenek giderek zorlaşırken diğer iki yol siyasi mücadelenin merkezine yerleşti.

Eisenkot, Arap-Filistinli partilerin desteğiyle hükümet kurmayı öneriyor. Bu yolun uygulanabilmesi için Mansur Abbas liderliğindeki Ra'am'ın aktif desteği ve Ortak Liste'nin hükümet kurulmasını engellememesi gerekiyor. Öte yandan muhalefetin sağcı liderleri Naftali Bennett ve Avigdor Lieberman, Arap partilere dayanan bir hükümete karşı çıktıklarını belirtti.

Birlik hükümeti seçeneği de zorlu görünüyor. Eisenkot ve diğer muhalefet liderleri kampanyalarında Netanyahu ile birlikte çalışmayacaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un uzlaşmayı teşvik etmesi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın sürece müdahale etmesi olasılıklar arasında bulunuyor; kesinleşmiş bir girişim yok.

Arap-Filistinli seçmenin katılımı Nasıra ve Umm el-Fahm gibi yerlerde artarak muhalefet blokunu güçlendirdi. Bu sonuçta Gazze savaşı, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti ve aşırı sağcı bakanların söylemleri kadar ekonomik eşitsizlikler, suç ve kamu hizmetlerindeki sorunlar da etkili oldu.

Netanyahu'nun planı üzerine Eisenkot ile Filistin meselesinde belirgin bir ayrışma bulunmuyor. İkisi de askerî üstünlük ve sert güvenlik politikası konusunda ortak yaklaşım sergiliyor. Yeniden seçim ihtimali ise özellikle Arap katılımının tekrarlanacağı varsayımına dayanıyor; bu yönde doğrulanmış bir strateji bulunmuyor.

Kaynak: Milliyet Son Dakika