Tufan Erhürman, Hristodulidis'in Kapalı Maraş'ın Birleşmiş Milletler yönetimine devredilmesi karşılığında Mağusa Limanı'nın Avrupa Birliği kontrolüne alınmasını öngören önerisini değerlendirdi. Bu formülü kabul etmeyeceğini ve öneride dengeli bir karşılıklılık bulunmadığını belirtti.
Önerinin kendisine yazılı bir 19 maddelik paket olarak sunulmadığını yineleyen Erhürman, Hristodulidis'e konuyu doğrudan sorduğunu ve olumsuz yanıt aldığını açıkladı. Söylediği önerinin AB Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün yürürlüğe girmesini sağlamadığını da vurguladı.
Erhürman, Mağusa Limanı'nın faal olduğunu ve asıl sorunun limanın açık ya da kapalı olması bulunmadığını söyledi. Temel engelin KKTC limanlarından Avrupa Birliği ile doğrudan ticaret yapılamaması olduğunu belirtti. AB kontrolündeki limandan ticaret yapılması ile Maraş'ın BM'ye devri arasındaki bağlantıyı eleştirdi.
Önerinin yeni olmadığını ifade eden Erhürman, benzer bir formülün 2006 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a sunulduğunu ve Talat'ın bunu reddettiğini hatırlattı. Aynı yaklaşımın 20 yıl sonra yeniden gündeme getirilmesini sorguladı.
Kapalı Maraş'ın 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'ndan sonra yerleşime kapatıldığını, Demokrasi Caddesi ile sahil kısmının 8 Ekim 2020'de açıldığını ve 12 Temmuz 2021'deki ikinci aşamayla bölgenin yüzde 3,5'lik kısmının sivilleştirildiğini aktardı. Erhürman, müzakerelerin belirli bir hedefe ve sonuca yönelmesi gerektiğini belirtti.
New York'ta planlanan üçlü görüşmeye katılmama gerekçesini de açıklayan Erhürman, yalnızca görüşmelerin devam etmesine dayanan bir anlayışı benimsemediğini ifade etti. Müzakere hedefi olmayan süreçlerin on sene daha sürdürülmesini kabul etmeyeceğini belirtti.
Kaynak: Hürriyet