HABERLIM
Gündem

Rum milletvekili itiraf etti: Kıbrıslı Türklere yönelik katliamlar ülke tarihinin en büyük utancı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde AKEL milletvekili Yorgos Kukumas, 1974'te Muratağa, Sandallar, Atlılar ve Taşkent'te EOKA-B mensuplarınca gerçekleştirilen katliamları 'ülke tarihinin en büyük utançlarından biri' olarak nitelendirdi. Kukumas, faillerin yıllarca cezalandırılmadığını ve bu suçların Rum toplumunda görmezden gelindiğini yazdı.

Haber7 Son Dakika17 Ağustos 2026 11:55Kaynak: Haber7 Son Dakika
Rum milletvekili itiraf etti: Kıbrıslı Türklere yönelik katliamlar ülke tarihinin en büyük utancı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki siyasi partilerden AKEL'in milletvekili ve parti yöneticisi Yorgos Kukumas'ın, Kıbrıslı Türklere yönelik katliamları konu alan yazısı yeniden gündeme geldi.

Kukumas, söz konusu yazısında EOKA-B örgütünün 1974 yazında Muratağa, Sandallar, Atlılar ve Taşkent köylerinde işlediği cinayetleri Rum modern tarihinin "en az bilinen sayfalarından biri" olarak tanımladı.

126 SİVİL KATLEDİLDİ

Yazıda, 1963-64 döneminde ve 1974 yazında Kıbrıslı Türklere karşı işlenen suçların Rum toplumunda yeterince bilinmediğine dikkat çekildi. Muratağa, Sandallar ve Atlılar'da çoğunluğu kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 126 Kıbrıslı Türkün, Taşkent'te ise 84 silahsız Kıbrıslı Türkün öldürülmesi, ülke tarihinin en büyük utançlarından biri olarak değerlendirildi.

Köylere baskınlar düzenlendi

Kukumas'ın aktardığı bilgilere göre, 20 Temmuz 1974'ün ardından çevre köylerden gelen EOKA-B mensupları Muratağa, Sandallar ve Atlılar'a girerek havaya ateş açtı ve köylüleri korkutarak topladı. Silahlı gruplar, Kıbrıslı Türkleri önce otobüslerle Peristeronopigi'deki okula, ardından erkekleri Gazimağusa'daki esir kampına, oradan da Limasol'a sevk etti.

20 Temmuz ile 14 Ağustos arasındaki süreçte üç köye düzenli baskınlar yapıldığı, yağma, hırsızlık, kadınlara yönelik tecavüz ve cinayetlerin yaşandığı bildirildi. 14 Ağustos'ta ise köylerde kalan kadın, çocuk ve yaşlıların toplu olarak öldürüldüğü kaydedildi.

Cesetler toplu mezarlara gömüldü

EOKA-B mensuplarının 126 kadın, çocuk ve yaşlı Kıbrıslı Türkü katlettikten sonra cesetleri buldozerlerle açılan toplu mezarlara gömdüğü belirtildi. Suçların ortaya çıkmasını engellemek amacıyla mezarların üzerinin çöplerle kapatıldığı ifade edildi.

Yazıda, Muratağalı Kıbrıslı Türk Aşir Ahmet'in toplu mezarların açılması sırasında gördüklerine ilişkin tanıklığına da yer verildi. Ahmet, mezarlarda çocukların da bulunduğu çok sayıda parçalanmış cesetle karşılaştıklarını, bazı kurbanların birbirlerine tellerle bağlandığını, bazı cesetlerin ise kısmen yakıldığını anlattı.

RUM ASKERİN TANIKLIĞI

Kukumas'ın yazısındaki dikkat çekici bölümlerden birini, Rum asker Nikos Genias'ın tanıklığı oluşturdu. Genias, Beşparmaklar bölgesinden geri çekildikleri sırada Muratağa ve Sandallar'dan geçtiğini ve burada tanık olduklarını hayatı boyunca unutamayacağını ifade etti.

Rum askerin anlatımına göre EOKA-B mensupları, ekskavatörlerle açtıkları çukurlara öldürdükleri yaşlıları ve çocukları gömdü. Genias, EOKA-B mensuplarından birinin yaptıklarıyla övünerek kendilerine "Biz işimizi yaptık" dediğini aktardı. Bu tanıklık, 20 Temmuz 1998'de Haravgi gazetesinde yayımlanmıştı.

TAŞKENT KATLİAMI

14 Ağustos'ta EOKA-B mensuplarının Taşkent'ten aralarında çocukların da bulunduğu 84 Kıbrıslı Türk erkeğini topladığı ve bir gece okulda tuttuktan sonra iki otobüsle Limasol'a götürdüğü bildirildi. Otobüslerden birindeki Kıbrıslı Türklerin Palodia yakınlarında otomatik silahlarla vurulduğu kaydedildi.

Saldırıdan sağ kurtulan Suat Hüseyin'in tanıklığına göre silahlı kişiler, Kıbrıslı Türklerin üzerine yaklaşık 10 dakika boyunca ateş açtı. Silahlı kişiler daha sonra şarjörlerini doldurarak ateşe devam etti ve hayatta kalanları başlarından vurarak öldürmeye çalıştı. Hüseyin ise üzerine düşen cesetlerin altında kalarak ve ölü taklidi yaparak saldırıdan kurtuldu.

Failler yıllarca cezalandırılmadı

Kukumas, yazısında Rum toplumunda bu suçların yıllarca görmezden gelindiğini ve faillerin bugüne kadar cezalandırılmadığını vurguladı. Bu katliamların Kıbrıs tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak hafızalarda kaldığını belirten Kukumas, adaletin bir an önce sağlanması gerektiğini ifade etti.

İLGİLİ HABERLER