Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev, petrokimya sektöründe yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mirzayev, sektörün tarihinin en zor dönemlerinden birinden geçtiğini belirterek, küresel ölçekte devreye alınan yeni üretim kapasitelerinin rekabet koşullarını yeniden şekillendirdiğini, Avrupa başta olmak üzere önemli pazarlarda tesis kapatma kararlarına tanıklık edildiğini ifade etti.
Türkiye'nin bu dönüşümde önemli avantajlara sahip ülkeler arasında yer aldığını söyleyen Mirzayev, şunları kaydetti:
"Avrupa, Orta Doğu ve Asya'nın kesişim noktasındaki stratejik konumu, güçlü sanayi altyapısı ve büyümeye devam eden iç pazarıyla bölgesel petrokimya üretim ve tedarik merkezi olabilecek önemli bir potansiyele sahip. Türkiye'nin sahip olduğu sanayi birikimi, yetişmiş insan kaynağı ve güçlü iç pazar dinamikleri, doğru yatırımlar ve sağlam üretim altyapısıyla birleştiğinde önümüzdeki dönemde önemli fırsatlar sunuyor."
STAR Rafineri entegrasyonu stratejik değer taşıyor
Mirzayev, güçlü rafineri-petrokimya entegrasyonunun küresel rekabet açısından kritik önemde olduğuna dikkat çekti. SOCAR Türkiye'nin 61 yıllık köklü deneyime sahip Petkim ile Türkiye'nin en yeni ve ileri teknolojiyle donatılmış STAR Rafineri arasında kurduğu entegre yapının Türkiye'de bu ölçekteki tek örnek olduğunu vurguladı.
Bu entegrasyonun pandemi döneminde ve bölgesel çatışmaların yaşandığı süreçlerde kendini gösterdiğini aktaran Mirzayev, "Entegrasyon sayesinde temel hammaddemiz olan naftaya STAR Rafineri'den güvenli ve esnek erişim sağladık. Aromatik nafta gibi ara ürün transferleri sayesinde, ihtiyaç duyulan dönemlerde STAR Rafineri'de jet yakıtı üretimini maksimum seviyeye çıkarabiliyoruz" dedi.
Master Plan FEED süreci başlıyor
Petkim'in uzun vadeli gelişim vizyonunu ortaya koyan Master Plan hakkında da bilgi veren Mirzayev, Technip ile imzaladıkları İyi Niyet Anlaşması'nın FEED (Uç Mühendislik Tasarımı) sürecinin başlatılması açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. 2026 yılının üçüncü çeyreğinde FEED'e ilişkin ticari sözleşmelerin imzalanmasının planlandığını belirtti.
Mirzayev, söz konusu yatırımın Petkim'e ve Türkiye'nin yerli üretim altyapısına yaklaşık 5 ila 7 milyar dolar arasında olmasını öngördüklerini ifade ederek, "Master Plan ile yenilenecek Petkim, Türkiye'nin polietilen ürünlerindeki dışa bağımlılığını yaklaşık 1,5 milyar dolar azaltabilecek" diye konuştu.
Petkim'in pazar konumu ve stratejisi
Petkim'in yaklaşık 60 farklı ürün türü üreten entegre bir petrokimya şirketi olduğunu hatırlatan Mirzayev, şirketin özellikle odaklandığı ürün gruplarında Türkiye pazarındaki güçlü konumunu koruduğunu vurguladı. Polimer ürün gruplarında yaklaşık yüzde 13-15 seviyesinde pazar payına sahip olduklarını, AYPE gibi bazı özellikli ürünlerde ise yüzde 40-45 seviyelerine ulaşan pazar payıyla sektörün önemli oyuncularından biri olduklarını kaydetti.
SOCAR Türkiye olarak bu tabloya uzun vadeli stratejik bir bakış açısıyla yaklaştıklarını belirten Mirzayev, "Petkim'in geleceğini önümüzdeki 40-50 yılı düşünerek planlıyoruz. Amacımız yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil; geleceğin rekabet koşullarına uyum sağlayabilecek daha verimli, daha esnek, daha güçlü ve daha güvenilir bir üretim yapısının temellerini atmaktır" ifadelerini kullandı.