Peribacalarında görülen çöküğün nedenini değerlendiren Jeoloji Mühendisi Dr. Ramazan Demirtaş, bölgede herhangi bir deprem yaşanmadığını ve çöküğün aşırı yağışlardan kaynaklanmış olabileceğini düşündüğünü belirtti. Yağışların, yapıların içindeki kırık ve çatlaklara su taşıyarak yıllar içinde gelişen bir sürece yol açmış olabileceğini ifade etti.
Peribacalarını oluşturan tüflerin arasında sert ve yumuşak tabakalar bulunduğunu aktaran Demirtaş, bölgenin genel olarak kaya düşmesi riski taşıdığını söyledi. Gerçekleşen çöküğün, peribacalarının içindeki iri kaya bloklarının kaymasıyla ilişkili olabileceğini düşündü.
Peribacalarının üst bölümlerinde şapka görünümünde sert kaya tabakaları yer alıyor. Yapıların iç kısımlarındaki kırık ve çatlakların ise uzun yıllardan beri bulunduğunu ve zamanla genişleyebildiğini belirten Demirtaş, yağışlarla gelen suyun bu bozulmaların içine ilerlediğini açıkladı.
Kaya bloklarının hareketinde sıcaklık değişimlerinin de rol oynayabileceğine dikkat çeken Demirtaş, karlı havalarda çatlaklara dolan suyun donmasını önemli bir etken olarak gösterdi. Sıcaklık değişimleriyle çatlakların genişlemesi, yağışlarla yüzeylerin kayganlaşması ve blokların daha kolay hareket etmesi bu sürecin aşamaları olarak değerlendirildi.
Kırık ve çatlakların bulunduğu alanlarda kaya bloklarının kaymasını engelleyecek mühendislik çalışmaları yapılabileceğini bildiren Demirtaş, depremlerin de kaya düşmelerini ve blok kaymalarını hızlandırabileceğini ifade etti.
Orta Anadolu'daki bir fayın 6 nın üzerinde büyüklükte deprem üretmesi durumunda kırık ve çatlakların daha kolay hareketlenebileceğini belirten Demirtaş, bu tür olayların daha hızlı gelişebileceğini söyledi.
Kaynak: Habertürk