Otomotiv sektöründe üretim düştü, ihracat geriledi: Türkiye'nin AB'deki konumu masada
OSD'nin yılın ilk 7 ayına ilişkin raporuna göre otomobil üretimi yüzde 19, ihracat ise adet bazında yüzde 14 azaldı. Sektör temsilcileri, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası müzakerelerinde Türkiye'nin otomotiv değer zincirinin parçası olarak değerlendirilmesi için Brüksel'de yoğun temas yürütüyor.

Otomotiv Sanayii Derneği'nin (OSD) yılın ilk yedi ayına ilişkin açıkladığı rapor, sektördeki üretim ve ihracat performansına ilişkin önemli veriler ortaya koydu. Buna göre otomobil üretimi yüzde 19 oranında gerilerken, ticari araç üretiminde yüzde 9'luk artış kaydedildi.
Toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 14'lük düşüşle 542 bin 401 adet olarak gerçekleşti. Yetkililer, üretimdeki bu düşüşün büyük ölçüde geçici nedenlerden kaynaklandığını vurguladı.
Yerli üretim payı yükseldi
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, bazı üreticilerin yeni model ve kapasite yatırımlarını devreye almak amacıyla üretim hatlarında hazırlık yaptığını belirtti. Eroldu, yeni ürünlerin hatta alınması sürecinde üretim temposunun düşmesinin olağan bir geçiş süreci olduğunu ifade ederek, söz konusu yatırımların ilerleyen dönemde üretim ve ihracata önemli katkı sağlayacağını söyledi.
Bu dönemde dikkat çeken bir diğer gelişme ise iç pazardaki yerli üretim payının artışı oldu. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 29 olan yerli üretim payı, yüzde 34'e yükseldi.
AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası kritik gündem
Eroldu, bu yıl otomotiv sanayisinin en önemli gündem maddelerinden birinin Avrupa Birliği'nin Sanayi Hızlandırma Yasası'na (IAA) ilişkin müzakere süreci olduğunu vurguladı. Avrupa'nın, Türkiye'nin otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 70'ini gerçekleştirdiği en önemli pazar olduğunu hatırlatan Eroldu, 30 yılda oluşan ticaret ilişkisinin üretim, yatırım ve tedarik zincirlerini kapsayan derin bir sanayi entegrasyonuna dayandığını kaydetti.
AB'nin otomotiv sanayisine yönelik düzenlemelerinin Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım performansını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Eroldu, IAA'nın nihai içeriğinde Türkiye'nin nasıl konumlandırılacağının ana ve tedarik sanayisini yakından ilgilendirdiğini belirtti.
Türkiye'nin beklentisi
Sektörün beklentisinin, IAA çerçevesinde Türkiye'nin Gümrük Birliği ortağı ve Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz parçası olarak Birlik kapsamında değerlendirilmesi olduğunu vurgulayan Eroldu, şu ifadeleri kullandı:
"Kamu ve özel sektör olarak bu konuda yoğun şekilde çalışıyoruz. Otomotiv sanayi paydaş dernekleri OİB, OSD ve TAYSAD'ın yanı sıra TÜSİAD gibi çatı kuruluşlarla birlikte Brüksel'de AB kurumları ve karar alıcılarla kapsamlı görüşmeler sürdürüyoruz."
Türkiye'nin Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz parçası olduğunu, güçlü üretim ve tedarik altyapısının AB sanayisinin rekabetçiliğine doğrudan katkı sağladığını verilerle ortaya koyduklarını belirten Eroldu, IAA'nın mevcut entegrasyonu koruyan, yeni yatırımları teşvik eden ve öngörülebilirliği güçlendiren bir çerçevede şekillenmesi gerektiğini muhataplarına aktardıklarını söyledi.
İlgili bakanlıklar, kamu kurumları, çatı kuruluşlar ve sanayi temsilcilerinin AB nezdindeki temaslarını koordinasyon içinde sürdürdüğünü kaydeden Eroldu, önümüzdeki dönemde bu temasların tüm kanallardan devam ettirilmesinin kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.


