Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet’teki köşe yazısında İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi’ndeki nezarethanesinde dağıtılan yemekleri gündeme getirdi. Gözaltında bulunduğu sırada kendisine verilen tavuk ve patatesin çiğ olduğunu, tabldot açıldığında ise ağır bir kokuyla karşılaştığını belirtti.
Ağırel, yemeklerden numune aldığını ve savcılığa sevk edilirken bunları eşyalarıyla birlikte arkadaşlarına ulaştırdığını aktardı. Yemeklerin etiketlerinden üretici firma adının tespit edildiğini de yazdı.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün nezarethanelere yemek temini için açtığı 2026/539158 kayıt numaralı ihaleyi, 28 Nisan 2026’da Okbay Unlu Mamülleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 8 milyon liralık teklifle kazandı. Yaklaşık maliyeti 11 milyon 375 bin lira olan sözleşme kapsamında 50 bin kahvaltılık, 25 bin öğle ve 25 bin akşam kumanyası planlandı.
İhaleye üç firma katılırken bir teklif geçersiz sayıldı. Kumanyaların İstanbul’daki havalimanları ile bazı emniyet birimlerinin nezarethanelerine dağıtılması öngörüldü. Ağırel, sözleşmenin denetimlerle birlikte yürütülmesi gerektiğini savundu.
Ağırel’in araştırmasına göre firmanın sahibi Ebubekir Öksüz’ün adı, 25 Aralık 2024’te Şile’de yaşanan gıda zehirlenmesi olayına ilişkin iddianamede yer aldı. İBB’ye bağlı mobil araçtan dağıtılan kumanyaların ardından 51 öğrenci bulantı ve kusma şikâyetiyle hastaneye kaldırılmıştı. İddianamede şirketin sahibi ile dağıtım ve nakliye sürecinde görev alan üç kişi hakkında 10’ar yıla kadar hapis cezası istenmiş, şüpheliler suçlamaları kabul etmemişti.
Yazısında herhangi bir suç isnadında bulunmadığını belirten Ağırel, nezarethanelerde dağıtılan yemeklerin düzenli biçimde denetlenmesini istedi. Gözaltındaki kişilerin temel ihtiyaçlarının sağlıklı ve hijyenik koşullarda karşılanmasının zorunlu olduğunu vurgulayan gazeteci, ileride bir zehirlenme yaşanması hâlinde yemek temininden sorumlu kişilerin de hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Kaynak: Sözcü