HABERLIM
Dünya

Mekke Savunma Anlaşması Orta Doğu'da Dengeleri Alt Üst Etti: İngiliz Basını Üçlü İttifakı Masaya Yatırdı

İngiliz Middle East Eye, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın bölgede yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini yazdı. ABD'nin güvenilmez ortak haline gelmesinin bu yeniden şekillenmeyi tetiklediği vurgulandı.

Haber7 Son Dakika11 Ağustos 2026 14:02Kaynak: Haber7 Son Dakika
Mekke Savunma Anlaşması Orta Doğu'da Dengeleri Alt Üst Etti: İngiliz Basını Üçlü İttifakı Masaya Yatırdı

İngiltere merkezli Middle East Eye (MEE), Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Orta Doğu coğrafyasında köklü bir dönüşümün fitilini ateşleyebileceğini öne sürdü. Analizde, Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki nüfuz kaybının bu yeni ekseni şekillendirdiği ve üç büyük bölgesel gücün İsrail'in tahakküm düzenini kırmaya yöneldiği belirtildi.

ABD Şemsiyesi Altında Yeni Arayışlar

İsrail'in Gazze, Batı Şeria, Güney Lübnan ve İran'daki askeri operasyonlarının üzerinden yaklaşık üç yıl geçtiği hatırlatılan haberde, bu süre zarfında Türkiye ve Arap dünyasının büyük ölçüde seyirci kaldığı ifade edildi. Ancak Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın Türkiye ve Pakistan ile karşılıklı savunma paktı imzalamasıyla birlikte tablonun tamamen değiştiği kaydedildi.

Çin resmi haber ajansı Xinhua'nın konuya ilişkin değerlendirmesine de yer verilen haberde, Tsinghua Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nden Yan Xuetong'un görüşleri aktarıldı:

"Savaş, ABD askeri şemsiyesi altındaki Arap ülkelerinin sadece Washington'ın gerçek askeri gücünü değil, aynı zamanda onları koruma yeteneğini de sorgulamasına yol açtı. Bölge devletleri, ulusal güvenliklerinin ABD'ye değil, kendi iradelerine bağlı olması gerektiğini anladılar."

Üç Ülkenin Ortak Gücü

Üç ülkenin oluşturduğu askeri bloğun devasa bir kapasiteye sahip olduğuna dikkat çekildi. İttifakın envanterinde 5 bin 600'den fazla ana muharebe tankı, bin 100'ü aşan savaş uçağı, balistik füzeler, nükleer caydırıcılık kapasitesi ve bir milyonu aşkın aktif asker bulunduğu belirtildi.

Her bir ortak ülkenin farklı motivasyonlarla masaya oturduğu vurgulanan haberde şu detaylar paylaşıldı:

  • Pakistan: Ekonomik destek ihtiyacı ve Hindistan'a karşı stratejik denge arayışı
  • Suudi Arabistan: İran ve Husiler üzerinde ek bir baskı mekanizması oluşturma isteği
  • Türkiye: Nükleer caydırıcılık, Suriye'deki yeni yönetime destek ve büyüyen askeri sanayi için yeni pazar hedefleri

Fidan'dan İsrail'e Sert Mesaj

Anlaşmanın mimarlarından biri olarak gösterilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Riyad ziyareti öncesi yaptığı uyarılar hatırlatılarak, Fidan'ın şu ifadeleri doğrudan alıntılandı:

"İsrail'in en çok korktuğu şey uluslararası izolasyondur. Bugüne kadar bir illüzyon yaratmak için diğer ülkelerdeki kaynaklarını da kullandı. Soykırım yapıyorlar ve buna rağmen hiçbir şey olmayabiliyor."

ABD-İsrail İttifakında Çatlamalar

MEE analizinde, tüm bu gelişmelerin ortak paydasının ABD'nin güvenilmez bir güvenlik ortağı haline gelmesi olduğu vurgulandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'ın politikalarını ve ateşkes çabalarını sabote ettiği, Trump'ın ise Netanyahu'yu dizginleyecek konumda olmadığı ifade edildi.

İsrail'in Gazze'deki asıl amacının Hamas'ı silahsızlandırmak olmadığı, bunun yerine büyük çaplı bir gönüllü göç mühendisliği tasarladığı öne sürüldü.

Yeni Düzenin Eşiğinde

Haberin sonunda, Mekke Anlaşması'nın Orta Doğu'da yeni bir düzenin başlangıcı olduğu ve Mısır'ın da bu ittifaka katılmasının kendi çıkarına olacağı değerlendirmesi yapıldı. Temel meselenin ABD'nin güç kaybı değil, Arap ve Türklerin kendi toprakları üzerindeki egemenliği yeniden tesis etme iradesi olduğu vurgulandı.

Analizde son olarak, bölgenin en büyük üç gücünün İsrail merkezli savaş döngüsünü kırma iradesi göstermemesi halinde, her Arap hükümetinin bir sonraki kurban olacağının altı çizildi.

İLGİLİ HABERLER