Mekke Antlaşması'nda Mısır'ın Olmayışının Perde Arkası: İsrail Faktörü ve Körfez Dengeleri
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan savunma ortaklığında Mısır'ın yer almamasının ardındaki nedenler ortaya çıktı. Kahire'nin, İsrail baskısı ve BAE-Suudi Arabistan rekabeti arasında denge politikası izleyerek anlaşmanın dışında kalmayı tercih ettiği belirtildi.

Türkiye'nin öncülüğünde hayata geçirilen ve Pakistan ile Suudi Arabistan'ın katılımıyla şekillenen yeni güvenlik ortaklığı, bölgesel dinamikleri köklü biçimde değiştirmeye başladı. Üç ülkenin imzaladığı savunma paktının dışında kalan Mısır'ın tutumu ise diplomatik çevrelerde en çok merak edilen konu haline geldi.
Ankara'nın İki Yıllık Yoğun Diplomasi Trafiği
Türk Dışişleri Bakanlığı, söz konusu savunma ortaklığının zeminini oluşturmak amacıyla ilgili tüm taraflarla yaklaşık iki yıldır kapsamlı görüşmeler yürütüyordu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, süreçte Mısır'ın da doğal bir ortak olarak değerlendirildiğini ve tüm paydaşları ikna etmek için yoğun çaba sarf edildiğini kaydetti.
Bakan Fidan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Mısır, tüm konularda doğal ortağımızdır. İnanıyorum ki bir sonraki aşamada Mısır da ittifakımızın bir parçası olacaktır. Zaten şu anda ittifak üyesiymişiz gibi davranıyoruz birbirimize, bütün ülkelerle ilişkiler böyle. Birkaç teknik husus var, bunlar hayata geçirildiği zaman Mısır'ın da olmaması için hiçbir sebep yok."
Buna karşın Kahire, diplomatik hazırlıklar büyük ölçüde tamamlanmasına rağmen son aşamada anlaşmanın dışında kalmayı yeğledi. Bölgesel Dörtlü formatında sürdürülen istişarelerin ardından üç ülkenin temsilcileri, Mısır olmadan yola devam etme kararı aldı.
İsrail Baskısı ve BAE ile Yaşanan Denge Hesapları
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Mısır'ın sürece mesafeli yaklaşımının gerisinde Tel Aviv ile yürüttüğü hassas diplomatik ilişkiler önemli bir rol oynuyor. İttifaka dahil olması halinde Kahire'nin, İsrail yönetiminin doğrudan baskısıyla karşılaşacağı değerlendiriliyor.
Öte yandan, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki bölgesel rekabet de Mısır'ın kararını şekillendiren bir diğer etken oldu. BAE ile önemli askeri anlaşmaları bulunan Kahire, iki güçlü Körfez ülkesi arasında taraf seçmekten kaçınarak geleneksel denge politikasını sürdürmeyi tercih etti.
