Hürmüz Boğazı, önümüzdeki 5 yıl içinde küresel enerji ticaretındaki stratejik önemini bir ölçüde kaybedebilir. Körfez ülkeleri, İran'ın kontrolündeki bu geçiş noktasına bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif enerji güzergâhlarına yönelik yatırımlarını hızlandırıyor.
İngiliz bankasının üst düzey yöneticilerinden Georges El-Hedery, enerji ihracatında alternatif güzergâhlara yönelik yatırımların hız kazandığını belirtti. El-Hedery'ye göre yeni boru hatları ve liman projeleri, Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığın önümüzdeki 5 yıl içinde büyük ölçüde azaltılmasını sağlayabilir.
Suudi Arabistan, petrolü Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na taşıyan Doğu-Batı Boru Hattı'nın kapasitesini artırmaya hazırlanıyor. Planlanan düzenlemelerle hattın günlük petrol taşıma kapasitesine 1 milyon 200 bin varil daha eklenebileceği öngörülüyor. Böylece ihracatta Hürmüz Boğazı dışındaki güzergâhların kullanımının artması hedefleniyor.
Birleşik Arap Emirlikleri de benzer bir politika izleyerek Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor. 2027 yılında devreye alınması planlanan yeni boru hattı aracılığıyla Fuceyra Limanı üzerinden yürütülen petrol ihracatının kapasisi iki katına çıkarılacak.
Qatar'ın sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatı ise büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'na bağlı. Goldman Sachs'ın tahminine göre 2028 yılının sonunda bile Körfez ülkelerinin petrol ihracatının yaklaşık yüzde 60'ı bu boğazdan geçirilecek. Alternatif hatların devreye girmesi, İran'ın oluşturabileceği baskıyı azaltırken ihracat seçeneklerini genişletebilir.
Yeni enerji güzergâhları, Hürmüz Boğazı'nın ticaretteki rolünü tamamen ortadan kaldırmış görünmüyor. Ancak Körfez ülkelerinin tek çıkış kapısına bağımlı olma özelliğini zamanla azaltabileceği değerlendiriliyor.
Kaynak: CNN Türk