HABERLIM
Gündem

İstanbul'da 50 milyon dolarlık tıbbi ihmal davası: 15 yaşındaki çocuk felç kaldı

İstanbul'da karın ağrısı şikayetiyle özel bir hastaneye götürülen 15 yaşındaki çocuk, omurilikte oluşan kan pıhtısı nedeniyle felç geçirdi. Aile, hekimi ve hastaneyi 50 milyon dolarlık tazminat davasıyla mahkemeye verdi.

Haber7 Son Dakika7 Ağustos 2026 12:42Kaynak: Haber7 Son Dakika
İstanbul'da 50 milyon dolarlık tıbbi ihmal davası: 15 yaşındaki çocuk felç kaldı

İstanbul'da 11 Nisan 2025 tarihinde yaşanan olay, sağlık hukuku açısından Türkiye'nin en dikkat çekici davalarından biri haline geldi. Karın ağrısı şikayetiyle özel bir hastaneye götürülen 15 yaşındaki A.D.A., hekim tarafından muayene edildi.

TEDAVİYİ REDDEDİP BAŞKA HASTANEYE GÖTÜRDÜLER

İddiaya göre aile, muayene ve tetkik süreci devam ederken tedaviyi reddederek çocuklarını hastaneden alıp farklı bir sağlık kuruluşuna başvurdu. Ancak burada yapılan incelemelerde çocukta nörolojik bulgular ortaya çıktı.

OMURİLİKTEKİ KAN PIHTISI FELCE YOL AÇTI

Daha sonra nörolojik nedenlere bağlı olarak omurilikte oluşan kan pıhtısının baskı yapması sonucu çocukta motor ve sinir kaybı gelişti. Küçük çocuk kalıcı engelli hale gelerek felç kaldı.

50 MİLYON DOLARLIK TAZMİNAT TALEBİ

Çocuğun kalıcı engelli kalmasının ilk hastanedeki teşhis ve tedavi sürecinde gerekli tıbbi müdahalenin zamanında ve uygun şekilde yapılmamasından kaynaklandığını öne süren aile, hastane ve hekim hakkında hukuk mücadelesi başlattı.

Dava dilekçesinde, ilk hastanede yürütülen süreçteki ihmal nedeniyle çocuğun sağlık durumunun ağırlaştığı, ikinci hastanede tedavi altına alınmasına rağmen kalıcı engelli kaldığı iddia edildi. Davacılar, tedavi sürecinde yapılan zorunlu harcamalar, bakım, refakat, ulaşım giderleri, iş göremezlik, kazanç kaybı, maluliyet ve ileride doğabilecek zararların bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini talep etti.

AVUKAT BAYRAM: 'BU RAKAM BİR HEKİMİN HAYATI BOYUNCA KAZANAMAYACAĞI BÜYÜKLÜKTE'

Davalı doktorun avukatı Cengiz Bayram, olayın yaklaşık bir buçuk yıl önce yaşandığını belirterek, 9 yıllık avukatlık kariyerinde binlerce dava gördüğünü ancak ilk kez bir hekimden 50 milyon dolar tazminat talep edilen bir davayla karşılaştığını söyledi.

Bayram, "Çocuk doktoru olan meslektaşımız, karın ağrısı ve kusma şikayetiyle gelen bir hastayı muayene ediyor. Daha sonra çocukta ayaklarını hissetmeme gibi nörolojik bulgular ortaya çıkıyor. İlerleyen süreçte ise omurilikteki kan pıhtısının baskı yapması sonucu motor ve sinir kaybı gelişiyor." dedi.

Çocuğun yaşadığı durumun son derece üzücü olduğunu vurgulayan Bayram, son yıllarda Türkiye'de hekimlere karşı açılan davalarda talep edilen tazminat miktarlarının giderek arttığına dikkat çekti. Bu durumun aileleri çocuklarının hekim olmasını istememe noktasına getirdiğini belirten Bayram, hekimlerin hasta ile doğrudan temasın daha az olduğu laboratuvar, genetik, biyokimya ve mikrobiyoloji gibi branşlara yöneldiğini, cerrahların ise yüksek hukuki riskler nedeniyle ameliyat yapmaktan kaçınabildiğini ifade etti.

'TÜRK MEDENİ KANUNU'NUN 2. MADDESİ DEVREYE GİRMELİ'

Avukat Bayram, "Bu davada talep edilen 50 milyon dolarlık tazminat gerçekçi olmayan bir rakamdır. Bir hekimin hayatı boyunca kazanamayacağı büyüklükte bir tutardan söz ediyoruz. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi, hakların dürüstlük ve iyi niyet kurallarına uygun şekilde kullanılmasını öngörmektedir. Açılan davanın talep edilen miktarı bakımından sınırları zorladığını düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Hekimlerin doğrudan davaların tarafı olmaması gerektiğini de savunan Bayram, özel sektörde çalışan hekimler için bir havuz ya da fon sistemi oluşturulmasını, davaların bu sisteme karşı açılmasını ve hekimlerin bireysel olarak davanın tarafı yapılmamasını önerdi.

Bayram, hekimin herhangi bir kusurunun bulunmadığını düşündüklerini, ancak kusur olup olmadığına ilişkin nihai değerlendirmenin yargılama sürecinde yapılacağını belirtti. Dava şu anda dilekçe aşamasında olup yargı süreci devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER