Güneydoğu Anadolu tarım ihracatında rekor: 7 ayda 2,2 milyar doları aştı
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar ihracatı ocak-temmuz döneminde yüzde 7,4 artarak 2,2 milyar dolara ulaştı. En büyük pazar olan Orta Doğu'ya yapılan dış satım 900 milyon doları geride bıraktı.

Türkiye'nin tarımsal üretim merkezi konumundaki Güneydoğu Anadolu Bölgesi, ihracat performansıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün yedi aylık dış satımı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7,4 oranında artış kaydederek 2,2 milyar dolar seviyesine yükseldi.
Bölge ihracatının lokomotifi tarım sektörü
Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerine göre, söz konusu sektör bölge genel ihracatının yüzde 30,8'ini tek başına karşılıyor. Türkiye'nin toplam hububat dış satımındaki payı ise yüzde 31,4 olarak gerçekleşti. Yedi aylık süreçte bölgeden 2,5 milyon tonun üzerinde ürün dünya pazarlarına gönderildi.
Makarna, un ve yağ ön plana çıkıyor
İhraç edilen ürünler arasında 736 bin ton makarna, 467 bin ton buğday unu ve 280 bin ton ayçiçeği yağı ilk sıralarda yer aldı. En yüksek gelir ayçiçeği yağından elde edilirken, bu kalemde ihracat tutarı yüzde 26,4 artışla 461,5 milyon dolara, makarna dış satımı ise yüzde 14,1 yükselişle 394,1 milyon dolara ulaştı.
Orta Doğu birinci, Afrika ikinci pazar
Sektörün en büyük pazarı konumundaki Orta Doğu'ya yapılan ihracat 900 milyon doları aştı. Kıta olarak bakıldığında Afrika ise yüzde 22,4'lük artışla 775,5 milyon dolarlık dış satımla ikinci sırada yer aldı.
"Navlun dezavantajı aşılmalı"
TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün uluslararası rekabet gücünün korunması ve yakın coğrafyanın gıda arz güvenliğinin sağlanması için üretimden lojistiğe kadar tüm süreçleri yakından takip ettiklerini vurguladı. Ürün tedarik zincirinin kesintiye uğramamasının ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını belirten Kadooğlu, bölgenin limanlara uzak konumundan kaynaklanan navlun dezavantajını giderecek ve devlet desteklerinin etkinliğini artıracak politikaların hedef pazarlardaki rekabet gücünü yükselteceğini ifade etti.

