HABERLIM
Teknoloji

Güneş'in yüzeyinde Van Gogh'u andıran plazma girdapları tespit edildi

ABD Ulusal Bilim Vakfı'nın Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu, Güneş'in görünür yüzeyinin bugüne kadarki en yüksek çözünürlüklü görüntülerini kaydederek, ünlü ressam Vincent van Gogh'un 'Yıldızlı Gece' tablosunu hatırlatan plazma girdaplarını belgeledi. Keşif, yıldız yüzeylerinde Kelvin-Helmholtz kararsızlığının ilk kez gözlemlenmesi açısından tarihi önem taşıyor.

NTV6 Ağustos 2026 10:49Kaynak: NTV Teknoloji
Güneş'in yüzeyinde Van Gogh'u andıran plazma girdapları tespit edildi

Gökbilimciler, dünyanın en güçlü güneş teleskobunu kullanarak Güneş'in fotosfer katmanına ilişkin çarpıcı görüntüler elde etti. Elde edilen bulgular, aşırı ısınmış güneş gazlarında oluşan burgulu yapıların, Vincent van Gogh'un 1889 tarihli "Yıldızlı Gece" tablosundaki gece gökyüzü tasvirlerini andırdığını ortaya koydu.

Rekor çözünürlüklü gözlem

ABD Ulusal Bilim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren ve Hawaii'de konuşlandırılan Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu, yaklaşık 1,4 milyon kilometrelik güneş çapına kıyasla yalnızca 100 kilometre derinliğindeki fotosfer tabakasını olağanüstü bir netlikle görüntülemeyi başardı. Durağan görüntüler ve zaman atlamalı video kayıtları, sürekli büyüyen sıcak plazma girdaplarını gözler önüne serdi.

Plazma, elektron adı verilen atom altı parçacıkların atomlarından koparak yüklü parçacıklardan oluşan bir "çorba" meydana getireceği kadar yüksek sıcaklıklara ulaşan gazı tanımlıyor. Tespit edilen girdapların çapı, teleskobun algılayabildiği minimum ölçek olan 19 kilometreden yaklaşık 170 kilometreye kadar değişiyor. İnsan ölçeğinde büyük olsa da bir yıldız yüzeyi için son derece küçük kabul edilen bu boyutlar, araştırmacılara Güneş'in temel dinamiklerine ilişkin yeni bir pencere açıyor.

Kelvin-Helmholtz kararsızlığı ilk kez bir yıldızda görüldü

Gözlemlenen kıvrımlı ve dairesel yapılar rastgele biçimler değil; aksine Kelvin-Helmholtz kararsızlığı (KHI) olarak bilinen olgunun bir yıldız yüzeyinde ilk kez tespit edilmesini simgeliyor. 19. yüzyılda tanımlanan bu olgu, iki paralel akışkanın farklı hızlarda hareket etmesiyle ortaya çıkan dinamik bir süreci ifade ediyor.

Colorado'daki Ulusal Bilim Vakfı Ulusal Güneş Gözlemevi'nde kıdemli bilim insanı ve çalışmanın eş başyazarı Friedrich Wöger, "Ara yüzey kararsız hale gelebilir ve rüzgarlı koşullarda bir gölde veya okyanusta oluşan dalgalara benzer şekilde, boyutları ayrışana kadar büyüyen dalga benzeri girdaplar geliştirebilir" şeklinde konuştu.

Wöger, KHI'nin neden olduğu burgulu bulutların Dünya'da nadir de olsa bilinen bir meteorolojik olay olduğunu, Jüpiter ve Satürn'ün atmosferlerinde de gözlemlendiğini belirtti. Ancak güneş üzerindeki fark, etkileşime giren iki akışkanın yaklaşık 5 bin 540 santigrat derece sıcaklıkta plazma olması ve kararsızlığın manyetik alan içinde gelişmesi olarak öne çıkıyor.

Teknoloji ve iletişim için kritik önem

KHI, güneş manyetik alanını bükerek aniden bir patlamayı tetikleyebilecek enerji üretme potansiyeli taşıyor. Bu durum, Dünya'daki uydular, GPS navigasyon sistemleri, elektrik şebekeleri ve küresel iletişim altyapısı için doğrudan tehdit oluşturan güneş patlamalarının anlaşılması açısından kritik önem taşıyor.

Wöger, keşfi "gerçek bir oyun değiştirici" olarak nitelendirerek, bunun Güneş'in kendi atmosferine nasıl enerji sağladığını anlamak için yeni bir çerçeve açtığını vurguladı. Çalışmanın bir diğer eş başyazarı David Kuridze ise "Bu patlamaların nasıl tetiklendiği, modern güneş fiziğindeki ana sınırlardan biridir" değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmacılara göre KHI tezahürü, Güneş'in dış atmosferinin neden bu kadar ısındığını ve manyetik enerjinin yüzeyde nasıl biriktiğini açıklamaya yardımcı olabilir. Çalışma, saygın bilim dergisi Nature'da yayımlandı.

İLGİLİ HABERLER