FETÖ'cü Enes Kanter'den WNBA skandalı: 'Kadınım' diyerek lige başvurdu
Firari FETÖ üyesi Enes Kanter, WNBA'nın cinsiyet kimliği kurallarını sınamak amacıyla 'kendimi kadın olarak görüyorum' açıklaması yaparak kadınlar ligine katılmak için resmi dilekçe verdi. Hamle, ABD kamuoyunda ve spor camiasında büyük tepki topladı.

Firari FETÖ mensubu Enes Kanter, ABD'nin kadın basketbol ligi WNBA'ya katılmak için harekete geçti. ABD basınına ve sosyal medyaya yansıyan bilgilere göre Kanter, ligin cinsiyet kimliği ve katılım şartlarındaki kural esnekliklerini hedef alarak WNBA yönetimine resmi dilekçe sundu.
Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Yalnızca kim olduğunuzu beyan etmeniz yeterliyse, WNBA'de mücadele etmek için gereken şartları taşıyorum. Ben de kendimi bir kadın olarak görüyorum. Kadın olduğumu düşünüyor ve hissediyorum" ifadelerini kullanan Kanter, bu hamlesiyle büyük tartışma başlattı.
Tıbbi süreç yok, amaç provokasyon
Herhangi bir tıbbi cinsiyet değiştirme sürecinden geçmeyen Kanter'in bu adımı, ABD'de trans sporcuların kadınlar kategorisinde yarışmasına ilişkin süregelen tartışmaları provoke etme amacı taşıyor. Biyolojik durumuna rağmen yalnızca sözlü beyanla kadınlar ligine başvurması, hem ABD kamuoyunda hem de spor çevrelerinde sert tepkilerle karşılandı.
Kanter'in hamlesini lig kurallarını "sınamak" olarak pazarlamaya çalışması dikkat çekerken, ABD medyası bu durumu "şov" olarak nitelendirdi.
WNBA ve oyuncular birliği alarma geçti
Gelişmelerin ardından WNBA yönetimi ve Kadın Basketbolcular Birliği'nde (WNBPA) hareketlilik yaşandı. WNBA Başkanı Cathy Engelbert, ligin rekabet bütünlüğünü korumak ve cinsiyet uygunluk düzenlemelerini gözden geçirmek üzere özel bir çalışma grubu kurulacağını duyurdu.
Oyuncular birliği ise yayımladığı bildiride, ligin siyasi eylemlere ve provokasyonlara alet edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Demokrat çevrelerden reddi talebi
Enes Kanter'in bu girişimi ABD siyaseti ve spor kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Özellikle Demokrat Parti'ye yakın isimler, Kanter'in amacının açıkça provokasyon olduğunu belirterek söz konusu başvurunun değerlendirmeye dahi alınmadan doğrudan reddedilmesi gerektiğini savundu.


