Avrupa Komisyonu’nun önceki gün yayımladığı 2026 Türkiye raporunu değerlendiren Selim Kuneralp, raporda muhalefete yönelik baskılara yer verildiğini ve Türkiye’nin AB’ye katılma hedefi ile gerekli siyasi kriterler arasındaki uçurumun genişlediğini aktardı. Türkiye’nin AB dış politikasındaki ortak tutumlara uyum oranının yüzde 4 olduğunu belirtti.

Kuneralp, raporun 1998’den beri yayımlanan 29. rapor olduğunu ve Dışişleri Bakanlığı’nın eleştirisine karşılık tespitlerin doğru bulunduğunu savundu. Raporun dış politika, insan hakları, gıda güvenliği, kamu alımları ve enerji gibi alanları kapsadığını, yalnızca AB mevzuatıyla sınırlı olmadığını; Avrupa Konseyi normlarını da ele aldığını söyledi.

Buna göre yolsuzlukla mücadeleye ilişkin tavsiye kararlarının uygulanmadığını, terörle ilgili normlara uyulmadığını ve gıda güvenliği alanında pestisitler konusunda benzer öneriler bulunduğunu belirtti. Bu başlıkların yalnızca AB için değil Türkiye’nin de faydasına olabileceğini ifade etti.

Siyasi eleştirilerin önceki yıllardan belirgin biçimde farklı olmadığını belirten Kuneralp, Ortadoğu’da Hamas’a yakınlık iddiası ile AB’nin ihracatını yasakladığı ürünlerin Türkiye üzerinden ihraç edildiği yönündeki değerlendirmelere de yer verildiğini söyledi. Ege’de araştırma yapılmamasına karşılık hava sahası ihlallerinin arttığını ve Kıbrıs konusunun önceki yıllara benzer olduğunu aktardı.

Kuneralp, ortak tutumlara uyum oranının daha önce yüzde 3 iken yüzde 4’e çıktığını, buna karşılık daha önce yüzde 90’ları gördüklerini ifade etti.

Türkiye’nin AB’den ve AB’nin Türkiye’den beklediği faydanın bulunmadığı yönünde görüş bildiren Kuneralp, iki tarafın da ilişkileri ve bağları sonlandıran taraf olmak istemediğini belirtti.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika