Çocuklardaki geçmeyen karın ağrısı ve ateş, böbrek yetmezliğine yol açabilen genetik hastalığın sinyali olabilir
Türkiye'de yaygın görülen genetik geçişli Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF), çocukluk çağında tekrarlayan karın ağrısı ve ateş ataklarıyla ortaya çıkıyor; tedavi edilmediğinde böbrekleri etkileyerek diyaliz ve organ nakli gerektiren ciddi sonuçlara neden olabiliyor.

Türkiye ve Orta Doğu'da yaygın görülen genetik geçişli Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF), çocukluk ve gençlik döneminde tekrarlayan karın ağrısı ve ateş ataklarıyla kendini gösteriyor. Her zaman basit bir enfeksiyon sanılan bu şikâyetler, aslında tedavi edilmediğinde böbrekleri tehdit eden ciddi bir hastalığın habercisi olabiliyor.
Çocukluk Çağında Sessizce İlerleyebiliyor
Medipol Sağlık Grubu Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Meryem Can, özellikle tekrarlayan ateş ve karın ağrısı şikâyetleri bulunan çocuk ve yetişkinlerde FMF ihtimalinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Hastalık çocukluk çağında başlayarak yıllarca fark edilmeden ilerleyebiliyor. Belirtilerin büyük bölümü genç yaşlarda ortaya çıkmasına rağmen, tanı her yaşta konulabiliyor.
"Enfeksiyon Hastalıklarını Düşündüren Bulgularla Görülüyor"
FMF'nin genetik geçişli bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Can, hastaların çoğunlukla enfeksiyonu düşündüren klinik bulgularla hekime başvurduğunu söyledi. Türkiye'de hastalığın sık görülmesi nedeniyle tekrarlayan karın ağrısı ve ateş yaşayan bireylerde FMF'nin sorgulanması büyük önem taşıyor.
Tedavi Ömür Boyu Sürmeli
Genetik geçişli olması dolayısıyla tedavinin uzun soluklu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Can, bu hastalıkta en kritik noktanın ömür boyu tedavi gerektirmesi olduğunu kaydetti. Tedavide kolşisin kullanıldığını belirten uzman, düzenli ilaç kullanımının hastalığın kontrol altında tutulması için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.
Böbreklerde Biriken Protein Diyalize Kadar Götürebilir
FMF kontrol altına alınmadığında, hastanın şikâyeti olmasa bile vücutta amiloid adı verilen protein birikebiliyor. Prof. Dr. Can, bu proteinin özellikle böbreklerde birikerek yetmezliğe yol açabileceğini, ileri evrelerde diyaliz ve böbrek nakli ihtiyacı doğurabileceğini, hatta yaşam süresini kısaltabileceğini belirtti. Bu nedenle böbrek fonksiyonlarının ve idrarla protein atılımının düzenli aralıklarla kontrol edilmesi gerekiyor.
Aile Taraması Şart
Prof. Dr. Can, hastalığın genetik geçişli olması sebebiyle hasta bireylerin ailelerinde de mutlaka tarama yapılması gerektiğini söyledi. Özellikle toplumda sık görüldüğü bölgelerde aile bireylerinin böbrek fonksiyon testleri ve protein atılımı açısından değerlendirilmesi hayati önem taşıyor.

