Av. M. Ziya Yergök, 22. Dönem Adana MV. ve Adana Barosu eski başkanı, yargıda çifte standartın yargı güvenini ve eşitlik ilkesini zedelediğini savunuyor. Benzer durumlarda kişilerin kimliği, statüsü ya da iktidara yakınlığı gözetilerek farklı kararlar verildiğini belirten yazar, Türk Yargı Etiği Bildirgesi’nin tarafsızlık ilkesine ve Sokrates’in adil yargılama anlayışına dikkat çekiyor.

Ankara 2 No’lu Baro başkanının, yaklaşık iki senelik dönemde 70 baro üyesi avukatı hâkim-savcı yaptıklarını ve bakanlıklardan ayrıcalık sağlandığını söylemesi yargıya güvensizlik yaratıyor. Aynı suç kapsamında bazı kişilerin tutuklanırken başkalarının soruşturmaya bile çağrılmaması eşitlik ilkesini zayıflatıyor.

Belediye başkanlarına ilişkin örnekler de sıralanıyor. Türkiye Belediyeler Birliği’nin muhalefet partili üç başkanının tutuklandığı, Ekrem İmamoğlu ile Vahap Seçer’in tutukluluğunun sürdüğü, tahliye edilen Zeydan Karalar’ın göreve başlamadığı aktarılıyor. Ahmet Özer’in yerine yeni kayyım atanması da eleştiriliyor.

455 bin yurttaşı mağdur eden fon olayının nitelikli ve örgütlü dolandırıcılık olduğu ileri sürülürken maliye bakanının gönüllü iade konusundaki yaklaşımı soruşturuluyor. Yazar, iadenin suçu ortadan kaldırmadığını ve belediye başkanları ile fon dolandırıcıları arasında farklı uygulama bulunduğunu savunuyor.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’nın adaletin zayıfladığı yerde devletten söz edilemeyeceği uyarısına ve Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in ihlal kararlarına uyma çağrısına rağmen değişiklik olmadığını belirten Yergök, ozan Abdurrahim Karakoç ile Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun adaletin gecikmemesi gerektiğine ilişkin sözlerine dikkat çekiyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika