Cumhuriyetin 103. yıldönümü hazırlanırken yazar, umut ve mücadele ruhunu korumayı sorumluluk sayıyor. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması ilkesini, ümmetten ulus bilincine ve kulluktan yurttaşlığa geçişin temel vurgusu olarak ele alıyor.

Yazar, bu ilkenin 103 yıl sonra millet iradesine saygı tartışmalarının merkezinde olduğunu savunuyor. İktidarın muhalefete ve basına yönelik baskıları, operasyonlar, gözaltı, tutuklama, kayyım ve transferlerle sandığın işleyişinin sorgulanır hâle geldiğini öne sürüyor.

Toplumun ekonomideki zorluklara, kutuplaşmış siyasete, yolsuzluk ve yozlaşmaya, iktidara yakın isimlerin karıştığı fon vurgununa tepkisinin yok sayılamayacağını ve sorularına yanıt beklediğini vurguluyor.

Basın emekçileri, ülkenin farklı kentlerinde haber alma hakkının korunması için eylemler düzenledi. Merdan Yanardağ, Murat Ağırel ve İsmail Arı'nın bulunduğu eylemlerde basının sesinin kısılması, gazetecilerin hapse atılması, medya kurumlarına kayyım atanması ve sitelere engel getirilmesi eleştiriliyor.

Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını onaylaması, Mavi Vatan başlığında değerlendiriliyor. Yazar, adımın Türkiye ile KKTC'nin Akdeniz'deki jeopolitik ve enerji mücadelesinde izole edilme çabalarına karşı önemli bir kazanım olabileceğini düşünüyor.

Yazar anlaşmanın kırılganlığı nedeniyle temkinli olunmasını öneriyor. Yunanistan ve GKRY'nin AB'den sert tepki çekmesi, yaptırım ihtimali ve Libya'daki siyasi bölünmüşlük risk olarak sıralanıyor. Dışişleri Bakanı Fidan'ın bir Yunan gazetesine verdiği demeç, Ege'de 12 mile kararının esnek yorumlanması nedeniyle tartışılıyor. Yazara göre kararın Lozan Antlaşması'na dayandığı unutulmamalı.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika